Posts Tagged: moda

biz kadınlara her düğün ayrı kriz :)

Biz kadınlar için dışarı çıkmaz zor mevzu, bir kere gidilecek yere göre kıyafet ayarlamak gibi bir takıntımız var. sakın şimdi “yok yahu benim öyle bir takıntım yok” demeyin, sonuçta bende bi kadınım sizden biriyim bu numaraları yutmam :)içok az hatun kişi dışında malesef hepimizde fazlası ile bu huy var hatta abartıp aynı organizasyona davetli yakın kız arkadaşlarımızı arayıp “ay sen ne giyeceksin” gibi telefon mesaj krizleri yaşadığımız bir gerçek, şimdi bana bunları uzun uzun anlattırıp gerçekleri suratınıza çöteeennng diye çarptırmayın 😀

bu kadar laf ettikten sonra gerçek düşüncemi açıklayabilirim 🙂 elbetteki bir yerlere çıkarken biraz özenli olmak abartılmadığı sürece yanlış bir şey değil hatta çok da güzel pek de iyi bir şey 😀 ben şahsen elimden geldiği ölçüde dikkat etmeye çalışıyorum. ha ne kadar başarılı oluyorum kısmında şöyle kocamaaaan bir soru işareti olabilir ama önemli olan niyet dimi yaa:D

Bu girişi bi gelişmeye oradanda kısmetse bi sonuca bağlayacağım ama du bakalım:) bu aralar yazılarım biraz geriden geliyor olmakla beraber en azından sizlerle paylaşılabildiği için yavaş yavaş günümüze ulaşabilmeyi umarak yine gerilerden gerilerden anlatmaya devam edeyim 🙂

efenim geçenlerde, daha doğrusu geçenlerde deyince geçen hafta falan anlaşılmasın bildiğiniz geçen aylardan birinde arkadaşlarımdan birinin düğününe davetli idim. tabi bende her kadın gibi ufak çaplı bir kıyafet krizi yaşadım 😀 malum yüzlerce ayakkabınız dahi olsa o gün o ayakkabılar içersinde giymek istediğiniz elbiseye uyan bir tane bulamazsınız. ya da şansa bala ayakkabu olurda bir dünya çanta içinden şansa bakınki o ayakkabınıza uygun çanta yoktur elinizde (!). herşey tamsa bu seferde aynı ortamdan başka bir arkadaşınızın nişanında o kombini yapmışsınızdır ki bu olacak iş değildir. kabul edilemez bir durumdur 😀 özetle muhakkak bir kriz yaşarsınız giyim kuşam konusunda 🙂

neyse bende aynı şeyleri üç aşağı beş yukarı yaşadım elbette. hatta kendi gelinliğimi giyip gideyim nasılsa bir kez giyildi dolap beklemesin gibi şımarık bir takım hareketler yaptığım bile oldu. ve tabi olaya şahit olan hain arkadaşlarım hemen bu anı fotoğraflayarak beni sonraki günlerde rencide etmeye çalıştılar 🙂

neyseki sonunda uygun kıyafet çanta ve ayakkabı benden ümidini kesip kendi kendilerine bir araya geldiler. kendi kendilerine diyorum çünkü hepsi bir anda karşıma çıkıverdiler, bunun başka bir açıklaması olamaz 🙂 tabi kıyafet hallolunca olay bitmiyor bu seferde detaylar aklınıza takılıyor. vay efendim kolyem nasıl olmalı vay efendim bileğime de bişi lazım vs vs. neyse kolyeyi de hallettikten sonra sıra geldi bileklik olayına, malum benim için bileklik olmadan olmaz:) evde kendim için hazırladığım bilekliklerimin hiç birini kıyafetimle kombinliyememeyi başardıktan sonra delirip düğüne gideceğim günün sabahı erkenden benim acil bir bileklik yapmam gerek diyerek elimdeki malzemelerimle oturup uygun tonlarda bilekliğimi de hazırladım. artık saç baş makyaj kısımları dışında yapacak birşey kalmamış oldu onlarıda hallettim ve sonuçmu? gayet sade şeker ama beni mutlu eden bir kombinle hopladım zıpladım düğünde, elbetteki biz diğer hatunlar ne kadar özen gösterirsek gösterelim düğünün kraliçesi gelindir. bize düşen, sıradan halk olarak düğünde yerimizi alıp güzel gelinimiz ve damadımızın mutluluğunu göbekler atarak sanki bir gün öncesinde “ay alaahımmmm giyecek hiç bir şeyim yok” çığlıkları atan biz değilmişizcesine havalı bir şekilde salonda salına salına dolanarak paylaşmaktır aslen 😀

Neyse bu kadar laftan sonra birazda fotoğraflar konuşsun diyelim:)
blog12

Araya reklam almış gibi olacak ama kıyafetim için hazırladığım Paw by Nes bilekliğimi de görün istedim şöyle yakından:)
blog11

O kadar saç makyaj ile uğraştıktan sonra bıyıklı gözlüklerle falan pozlar vermekte biz kadınlara has bir delilik sanırım:) kadın değilmi hepsi bi ayrı deli ben kendimden biliyorum:)
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim düğünde çok ama çok eğlendik,birde ufak not aşağıdaki fotoğrafta sağ üstteki bıyıklı güneş gözlüklü kişi damadımız oluyor efenim:) damat o haldeyken bizim normal olmamız beklenemezdi sanırım:)

blog13

 
Son olarak bu da masama düşen yakışıklılardan bir kuple:)
blog14

 

Herkese sevgiler:)))

Kışla şaka olmaz:p

Gecenin bir yarısı tek gözüm uykuya dalmış durumda, diğeri “kalk gidelim” demio ama yerinde de duramıo hani, bi kımıl kımıllık bi iki cümle yazayımcılık peşinde bünyem özetle:)
Açık olan tek gözde kepengi indirmeden bir iki satır birşey yazalım o zaman bugünkü kılık kıyafetimizle alakalı:)
Bugün kendimi tam bir “kurmay onbaşı” edası ile sokaklara attığım doğrudur:) kışı sevmeyen ben kış gelince kamuflajımı giyip taaruza geçmeyi denedim ama çenem titremiş ve bazı uzuvlarım donmuş olarak püskürtüldüm:) kış benden daha inatçı, geri gönderemeyeceğimiz aşikar kalın kıyafetleri çıkarmaya başlayalım arkadaşlar.

20131006-020434.jpg

#iloveforsale4 var dediler geldik :D

üzerinden biraz zaman geçmiş olabilir ama ben iloveforsale i çok sevdim ve yazmadan edemedim 😀 bir pazar sabahı yollara düşüp kendinizi karaköye atıyorsunuz ve çok tatlı bir sokakta bir sürü tatlı bloggerla tanışma şansına sahip oluyorsunuz. bu esnada da bir kısmı kendi tasarladığı ürünleri bir kısmı da artık giymedikleri ya da alıpta giymeye fırsat bulamadıkları giysilerini satışa sunduğu için bir güzel alışveriş yapma şansına sahip oluyorsunuz. markafoni sponsor olduğu için arada size minik jestler yapıyor havlular vs ler hediye ediyor. sonra ay karnım acıktı diyor karaköy muhit’te yemeğinizi yiyip içeceğinizi yudumlayarak soluklanma fırsatı buluyorsunuz. işte böyle bir ortam hayal edin. hah tamam işte orası iloveforsale etkinliğinin olduğu yer 😀 üzerinden yaklaşık 2 hafta geçtiği için biraz kısa keseceğim. biraz da günü özetleyerek yazıma son vereceğim. iloveforsale etkinliğini kısaca şöyle özetleyebilirim gittim gördüm aldım giydim:D iloveforsale1 ilk durak tabiki off ne giysem’in yazarı çizeri sevgili billur saatçinin standı oldu. kendisinden aldığımız kahve altlıklarını arabada kapıştık resmen 😀 bu arada aşağıda göreceğiniz Billur Saatçi’nin Mija için tasarlamış olduğu tulumu da (ne zamandır gözüme kestirmişken) bu derece indirimli görünce almadan edemedim. ve bir not : birde çift yırtmaçlı mija etek beğendim ama boyu kısa geldi 🙁 acaba aynı modeli kişiye özel uzatabiliyorlar mı bilen var mı? ok iloveforsale2 elbette bu güzel tulumu olmazsa olmazım paw by nes bilekliklerimden biri ile taçlandırmazsam olmazdı. bende “Turqoise Water” ile kombinlemeyi uygun gördüm 😀 iloveforsale5 böyle etkinlikleri birde arkadaşlarımla beraber olunca daha bir seviyorum sanırım. sevgili BANG üyelerinin ikisi o gün bana eşlik ettiler sağolsunlar 😀 bol bol güldük bol bol da maymunluklar yapıp fotoğraf çekindik 😀 iloveforsale iloveforsale3 son kare “bu kadınlar nereye bakıyor?” pozu olmuş tam 😀 efenim söyleyeyim; biz BANG’in G ‘si Londra da yaşadığı için onsuz her buluşmamızda fotoğraf çekip kendisine yolluyoruz böylece onuda bulunduğumuz ortama dahil etmiş hissediyoruz 😀 iloveforsale4 bu da karaköyde bulduğumuz tatlı butiklerden biri, sandalyeyi görünce fotoğraf çekinmek istedim 😀 aslında o gün ne giymişim onu görmüş oluyoruz 😀 Bu arada bu kıyafetimde bana eşlik eden paw’larım ; “Higgledy Piggledy” –  “Trio Pattern”  ve “Kedidir kediii” idi 🙂 bir sonraki organizasyonu muhakkak takip edin pişman olmayacaksınız. herkese kocaman öpücükler efeeem :)))

Maksi moda oldu mertlik bozuldu diyenlere…

Maksi moda oldu mertlik bozuldu” diyen erkekleri duyar gibiyim. Kadının bacaklar çarpık mı değil mi bir türlü öğrenemiyor garibanlarım 🙂 Evet kısa etek çok güzel çok kadınsı (yakışana elbette) ama uzun eteğede bu önyargı niye be kardeşim. Sanki erkeklerin feryadını duyan modacılar “durun ucundan azcık açalımda nefisleri körelsin garibanların” diyip yırtmacı kondurmuşlar uzun eteklerede o sırada birine laf yetiştirdikleri için makasın ayarını kaçırıp derin yırtmaçlar yapmışlar. sonrada “aman canım bu da böyle oluversin” diyerek bırakmışlar piyasaya. of dövdümmü sevdimmi bende anlamadım bu tarz modelleri yapanları 🙂 aslen çok sevdim de yazarken kendimi kaybedip vasfiye teyzeye bağladımsa demekki 🙂
Neyse, ne yalan söyleyeyim ben uzun etekleri elbiseleri severim. böyle yerleri süpürsün geçsin bayılırım. çokda kullanırım yaz aylarında. yine yaz geliyor ya benim uzun etekler gözlerimde uçuşur oldular. lakin bu sefer biraz farklı. hani önü kısa arkası uzun vs lerden ziyade bu yaz şöyle uzun ama bir okadarda derin yırtmaçlı eteklere elbiselere karşı bir takıklık başgösterdi bende. hangi modacının eli kaydıysa allah razı olsun. yırtmacın seksapelini günlük hayatımıza sokan bizi bu güzelliklere kavuşturanların elleri dert görmesin 🙂 beylerin sesi oldum sanırım, alkışları duyar gibiyim 🙂

Özetle ben bu yaz böyle derin yırtmaçlı bir etek yada elbise edinemezsem (ki şu aralar bir sürü yerdede gözüme gözüme giriyorlar) üstümü başımı parçalarım 🙂 buda benim modaya katkım olur -da işte sonra o modaya uyan insanların hali ne olur o kısım muamma 🙂

biraz paylaşımla ne demek istediğimi neden kendimi paralayıp durduğumu anlatabilmiş olacağım sanırım.

NEW POST MAXİ ETEK5

 

NEW POST MAXİ ETEK6
NEW POST MAXİ ETEK4

 

NEW POST MAXİ ETEK3

 

NEW POST MAXİ ETEK2

 

NEW POST MAXİ ETEK1

 

Türkiye’de özellikle modatutkusu‘nun yazarlarının yaratmış olduğu Mybestfriends markasına ait derin yırtmaçlı maksi etek ve elbiselere bayılıyorum. bayılmak ne kelime özellikle aşağıdaki mavi elbiseye olan aşkımı her fırsatta ve her ortamda utanmadan sıkılmadan dile getiriyorum 🙂

NEW POST MAXİ ETEK-001

 

Buda yine bir başka blogger’ın markası olan fakat benim hem blogunu hem markasını yeni keşfetmiş olduğum wear-a-smile‘ın markası ju.istanbul. ‘a ait çok beğendiğim bir elbise… yırtmaca dikkat…

Kolajlar

 

ve son olarak gördüğüm ilk andan itibaren “anacım bunlar ne böyle” dediğim. “bu da kadınsa acaba ben neyim” diye kendimi sorguladığım, ama ne yalan söyleyeyim çokda beğendiğim, bu insanmı melekmi bilinmez ama “allah bildiği gibi yapsın poposu kocaman olsun işallah” diye temenni dolu beddualar ettiğim kadının olduğu muhteşem fotoğrafı  koymazsam olmazdı….

NEW POST MAXİ ETEK7

Ne dersiniz haksız mıyım ama…

Heyoooo ben geldiiimmmm :)))

Bir garip grip halleri içinde, beynimin burnumdan aktığı şu günlerde bakalım nasıl bir yazı çıkacak ortaya diyor ve serbest atışa başlıyorum.

Öncelikle hasta olduğum için nazlıyım şuan o yüzden ilgi, alaka, sevgi şevkat gösterin bana:)

Bukadar şımarıklıktan sonra yazıma geçebilim (hayır gerçek yazıya geçince ciddileşicem sanki;p)

Neyse baya baya açtım arayı kabul ediyorum çok eşşek bi insanım ben:) ama bir sürüde şey birikti sizler için. Meselaaaaa www.bonvagon.com‘da sevgili Paw’larım sevgililer günü öncesinde görücüye çıktı 🙂 beğenip satın alan yada güzel yorumlarını paylaşan herkese çok çok teşekkür ederim:) oldukça keyifli bir süreç oldu benim için.

20130307-185815.jpg

Bu esnada ürünlerim için çok güzel bir logo tasarlandı (ki şu sıralar son rötüşleri yapılıyor yakındır onuda paylaşacğım sizlerle).

Sonra bir dünya yeni ürün alındı:) bunlar başlı başına bir yazı konusu:)

Sonra bir sürü hediye geldi (ehehehe en sevdiğim kısım).

Böyle böyle günler geçti geçti geçti. Ama ufak bir düzenleme ile en azından haftada bir yada iki gün yazmaya başlayark tekrar eski günlere dönmeyi hedefliyorum. Ne demişler hedefleyenin bir hedefine ulaşamayanın iki yüzü karadır. Yada değildir bilemedim şuan:)

Hepiniziii kocaman kocaman öpüyorum:) pek yakında tekrar görüşmek üzereeeee irtibatı koparmayalım:))))

Kızlarıda alın askere verin ellerine tezkere:p

Yuh o ne biçim başlık” demeyin şımarmam geldi şımardım.
Kızlarıda alsınlar askerede görsünler günlerini 🙂
malum kamuflaj modası büyümeye devam ediyor. Artık kamuflaja incik boncuk, ışıltılı taş, kuru kafa, çivi, zımba allah ne verdiyse taktığımız için kamuflaj kamuflajlıktan çıktı. yıllardır erkeksi duruşuyla beynimize kazınan kamuflaj şu dönem seksi görünümlü kamuflajlı hatunlarla yepyeni bir imaja kavuştu. gerçi şu şekliyle kamuflaj giyen biz hatunları askere alsalar dayanamaz ertesi gün tezkere verirler diye düşünüyorum 🙂
maskülen ama bir okadar seksi görünüyor bence bu trend:) yinede aman diyeyim trend kurbanı olmayalım. Bakalım görelim yakıştırıp giyelim. Abartmadan sakin sakin:)
öperim hepinizi muuuah canlarıma:)

20130127-213620.jpg

20130127-213723.jpg

20130127-213835.jpg

20130127-213940.jpg

20130127-214031.jpg

20130127-214105.jpg

20130127-214134.jpg

20130127-214215.jpg

20130127-214248.jpg

Beyler sizleride unutmadım :))))

20130127-214441.jpg

20130127-214552.jpg

Malum bu kadar şey paylaştıktan sonra kamuflaj giymezsem olmazdı işte buda benim kamuflajım:) 2011 yılından kalma birde kamuflaj eteğim var ama onun fotoğrafını bulamadım bulunca onuda ekleyeceğim:)

20130127-214812.jpg

ouuuwwww çok olmuş yahuuuu

evet bu başlık hiç abartısız benden çıkan sesi yansıtıyor. yani ayıp bana kaç günlerdir bir türlü yazamadım bloguma. hayır yazmayı özlüyorum. gülmeyin yaow 🙂 tamam yani mikemmel olmayabilir yazım şeklim vs ama ben çok eğleniyorum yazarken 🙂 neler oldu neler… bir kere yeni post için bu ay aldığım ürünlerin fotoğrafları hazırlandı. (bizden ayrılmayın anacım :p)

sonra daha da heyecanlısı biliyorsunuzdur belki bileklikler yapıyordum kendi çapımda. hah işte o bilekliklerin çapı beni biraz aştı 🙂 geçen haftlarda modapik’te görücüye çıktı sevgili Paw’larım 🙂 Aslında yaptığım bileklikleri düzenli olarak facebook sayfamda paylaşıyorum ama blogumda her biri için ayrı bir post hazırlayamadığımdan sadece buradan takip edenler bu sürecin biraz gerisinde kalmış oldu. bu aslında tamamen benim hatam, bundan sonra daha yoğun şekilde bilekliklerim (hatta yakında kolyelerimde) olacak blogda 🙂 ha birde bi süre sonra başka başka süprizlerimde var elbette 🙂

allaaaahımmmmm nasıl da unutuyordum 😀 artık kurufasulye ve suluköfte (köftesi hazır oluyor tabi eheheh) yapabiliyorum :p yanına makarna pilav ve mercimek çorbası  da ekleyip mükellef bir akşam yemeği hazırlayabilirim artık eheheh gülmeyin alla alla benim öğrenebildiğim yemekler bunlar repertuar dar ancak bunlardan oluşan bir sofra hazırlayabiliyorum 😀 Çaktırmayın ama sanırım biraz geç öğreniyorum :p ay nasılda daldan dala atladım. işte uzun süre yazmayınca sapıtıyorum ne yazdım ne yazmadım birbirine giriyor böyle 😀 heyecanlanıyor muyum nedir anlamadımki 🙂

neyse özetle bir süredir ortalıklarda yoktum ama dediğim gibi hayırlı bir iş içindi 😀

Modapik’te bilekliklerim satışa çıktı. Benim için gerçekten çok güzel bir deneyim oldu/ oluyor, ayrıca modapik’in kurucuları sıcakkanlı ve işlerini gerçekten severek yapan insanlar ve yaptığım bilekliklerin benim böyle sıcacık insanlarla tanışmama sebebiyet vermiş olmasıda ayrıca bir keyif unsuru oluyor benim için.

benden şimdilik bukadar 😀 en kısa zamanda yeniden bol bol yazıp çizip kafanızı şişirmek için burada olacağım…

Bu arada Paw’larımdan bir kaç örnek paylaşıyorum yorumlarınızı bekliyorum 🙂

Kocaman öperim hepiniziiiiii muuuuahhh 🙂

 

 

 

 

 

İçimdeki alışveriş canavarına biri dur desin:)))

Alışveriş konusunda sanırım babama çekmişim. Hani yanlış anlaşılmasın kendisi alışverişkoliktir : ))) gerçi ben henüz o noktada değilim ama dişime göre birşey bulursam genlerimin bana verdiği yetkiye dayanarak hiç affetmem alırım 🙂 Çok acımasızım:p

Neyseki sonunda (ipin ucu çok fazla kaçmadan) çözüm olarak kendime aylık kotalar koymayı akıl ettim. özellikle online alışveriş çılgınlğı ile başa çıkmanın en temiz yolu bu, tavsiye ederim.

Şuan bu yazıyı servis aracında ilerlerken binbir zorlukla yazıyorum(yada yazmaya çalışıyorum). Yanımda hırk hırk burnunu çeken kızın burnunu koparmadan 1 saat kadar dayanabilirsem yazımı tamamlayıp aldığım ürünlerin fotoğraflarınıda ekleyerek post edeceğim. Kızın konumuzla alakasını merak edenler için söyleyeyim. En ufak bir bağlantısı yok sadece konsantrasyonumu bozuyor sürekli hırk hırk hırk sesi. Hayır madem öyle çekilio o burun neden okadar süslü püslü giyiniosun kasma ya onada kasma…bunların hepsi kulaklığımı ofiste unuttuğum için oluyor biliyorum 🙂

Neyse bunları boşverelim ürünlere bakalım(olurda taaruza geçersem bir sonraki yazımda sizi haberdar ederim:p)

20121128-012619.jpg

Bu ayın talihlileri 1v1y markafoni ve trendyol oldu :p Şaka bir yana bazı parçalar okadar indirime girmiştiki almayanı döverler cinsindendi. mecbur kaldım, aldım:p

20121128-012818.jpg

Örneğin yukardaki eteklerin tanesi 9.90TL ve bluzların tanesi 3.90 TL… Hepsinin markası Koton… Özellikle etekler inanılmaz rahat ve sevimli durdu:))

20121128-013019.jpg

Bu da (olaya Buda’yı karıştırmadım busefer cömert. eeheheh bu kısım bi arkadaşıma mesajdı:) ) 1v1y’den tanesini 29 TL’ye aldığım Vitrin etekler. İkisininde rengine ayrı ayrı aşık oldum. Evet eski bir trend ama yapıcam; bu kırmızı eteği siyah beyaz yatay çizgili bi kazak yada bluzla giyicem:)))

20121128-013133.jpg

Ve son olarak herkes istediği şeye kavuşmuş oldu. Ben kırmızı eteğime ve tüm çekimler boyunca köpek balığı edasıyla kutuların etrafında dolanan sevgili kedim boş kutularına kavuştu… Masalın sonu gerçekten keyifli bitti :)))

Herkese sevgiler 🙂

Kaptanın seyir defteri : Yves Rocher

Herşey biz kadınlara karşı şu hayatta, sürekli bir mücadele içersindeyiz. zamana dirensek yerçekimine direnemiyoruz, yerçekimine dirensek tatlıya çikolataya direnemiyoruz:)
tüm bunları düşününce cilt bakımı için en çok kullandığm markadan bahsetmek istedim biraz.
Yanlış anlaşılmasın cilt bakım ürünlerini kullanmamda amaç yer çekimine direnmeye çalışmak falan değil benimkisi merak sadece:p tamam biliyorum inandırıcı olmadı ama şampuandamı yaşlılık karşıtı kardeşim onuda aynı markadan kullanıyorum :p

Şaka bir yana şöyle bir baktımda uzun zamandır cilt bakımı makyaj malzemeleri ve makyaj temizleme ürünlerim için fransız markası Yves Rocher’ı tercih ediyorum. Ürünlerin kalitesi yanında hayvansal hammadde kullanmama prensipleri beni kendilerine daha bir bağladı 🙂 (ürünlerin tarımsal hammaddesi büyük oranda fransadaki tesislerine ait organik tarım alanlarında üretiliyormuş).

Neyse gelelim bizim hikayemize 🙂
Kendisi ile tanışıklığım bundan 4 yıl önce fransaya gittiğimde (ah çok havalı oldu bu cümle artık herkes fransaya gittiğimi bilio ahuahua) sevgili anne babama hediye almak için dolaşırlen tesadüfen oldu. ‘E hadi bir deneyelim bakalım’ diye aldığım rujun hayatıma girişi ile bende bi elektriklenme oldu yves rocher’e karşı 🙂 (bugün pek şakacıyım yandınız).  Daha sonra istanbula döndüğümde canım arkadaşım bitanecim sedefimle konuşurken onunda yves rocher kullandığını öğrendim ve onun ürünlerle ilgili olumlu referanslarını aldıktan sonra (ki kendisinin yorumlarının altına herdaim gözüm kapalı imzamı atarım) daha bir cesaretle denedim.
Öncelikle göz makyaj temizleme jeli ile başladımki inanın şuana kadar daha başarılısını görmedim. Sonra maskara olayına girdim ve kirpikerimin maskaralı olmasına rağmen yumuşacık olabileceğini farkettin. Sonrası zaten çorap söküğü gibi geldi.

ürünlerin kalitesi yanında yves rocherde alışveriş yapıyor olmanın bir başka güzel yanı varki oda yves rocher kartınız varsa alışveriş yaptıkça puan biriktirmiş oluyorsunuz. buraya kadar sorun yok standart diyebilirsiniz ama puanın dışında birde sürekli kartınıza kampanyalar yükleniyor. Doğum gününüzmüş hooop kampanya, aaa gözlerinizmi yeşil hooop yine kampanya, aaaa arkadaşınımı getirdin bize al sana indirim, ne adamın biri uzaydanmı atlamış indirimmm kampanya indirimmm… yok bu sonuncusunu ben uydurdum :p
bu kampanya konusuna örnek vermem gerekirse; geçen hafta yaptığım yves rocher alışverişimde kasada 89 TL ve üzeri alışverişlerde adıma tanımlı istediğim bir cilt bakım veya makyaj ürününü ücretsiz olarak ve fiyat sınırı olmadan seçebileceğime dair bir kampanyam olduğunu öğrendim. bende büyük bir keyifle 64tl lik gece bakım kremini hediye olarak aldım. Yani özetle promosyonlarıda promosyon gibi yves rocher’in.

Bu arada ben son zamanlarda bağdat caddesi şubesinden alışveriş yapıyorum (M&S karşısı) ve orada bir bayan satış sorumlusu var. İsmini bilmiyorum ama son ikidir okadar güzel yönlendirdi ve okada güler yüzle ve sabırla yardımcı olduki alışverişime, yazımda kendisinden bahsetmeden ve sevgilerimi iletmeden geçmek istemedim 🙂

Deli Kızın Çeyizi

Deli Kızın Çeyizi

efenim

1 numarada böğürtlen ve frambuaz aromalı parfümlerim yer alıyor. bu kokularla kendinizi frambuazlı yada böğürtlenli kek gibi hissediorsunuz resmen 🙂

2 numarada her eve lazım çilekli duş jeli yer alıyor 🙂

3 numarada yeni denemeye başladığım saç şampuanım ve saç kremi var. Yulaflı olduğu için kokusu nasıl olur korkusunu fazlasıyla yaşadım ama şuan okadar mutluyumki. eski sabunlar vardır ya bol zeytinyağlı vs onların birazcık daha pudralısını hayal edin, işte öyle kokuyor. başkaları ne düşünür bilmiyorum ama ben resmen bu ürünlerin kokusunu temizlikle özdeşleştiriyorum. ayrıca saçlarımada çok iyi geldi 🙂

4 numarada soldan sağa cilt temizleme köpüğü – efsanevi göz temizleme jeli ve yeni kullanmaya başladığım makyaj temizleme suynu görebilirsiniz 🙂

ve karşınızda son alışverişimde hediye olarak seçtiğim yüz bakım kremi. aynı serinin göz çevresi kreminide fotoğrafta görüyorsunuz. bu ürünü daha önce almıştım ve oldukça memnunum.

Onarıcı ve Besleyici Dudak Balsamı

2 ve 5 numarada gri ve siyah renklerde muhtşem göz kalemlerimi görebilirsiniz.

3 numarada fondötenim var. kesinlikle hassas cildi olanlara tavisyemdir. hem çok doğal hemde benim gibi ilk kullanımda yeni ürünler cildinize sivilce yapıyorsa bu fondöten aradığınız ürün diyebilirim.

4 numarada gözlerimin dostu maskaram var 🙂

6 numarada rujlarımdan biri (diğer rujumu bulamadım :)). bu rujlar dudakta varmı yokmu hissedilmiyor okadar güzeller.

 

ve son olarak tüm ürünlerimi bir arada çekmek istedim. ben istedim ama sevgili oğlum güzel kedim Patiskam her zamanki gibi olaya müdahale etme gereği duydu 🙂 neyseki sonunda tek bir karede olsa toplu olarak vede Patiskasız evdeki Yves Rocher ürünlerimin fotoğrafını çekmeyi başardım 🙂

Not : Papatya özlü toniğimin fotoğrafını çekmeyi unutmuşum ama siz bu linkten ulaşabilirsiniz.

Herkese sevgiler…. 🙂

Isabel Marant Sneakers….

Biliyorum aslında geçen sonbahar çok modaydı ama bu sene daha da bir gözüme çarpar oldu bu Isabel Marant spor ayakkabılar. kaba saba görünümlerine kocaman tombalak dillerine rağmen insanın hoşuna gidiyor, bi tanecikte benim olsa diye geçiriyor insan içinden (gerçi uyarmadı demeyin Isabel Marant’ın online satış sitesinde indirimli halleri dahi 220 dolar bu ayakkabıların :))

gelelim bu spor ayakkabıların yani nam-ı diger Isabel Marant sneaker’ların en önemli özelliğine; bünyelerinde 7-8 santimlik gizli topuk barındırıyorlar efendim. bir nevi spor ayakkabı kılığına girmiş topuklu ayakkabıda diyebiliriz kendilerine 🙂 bu yüzden hani olurda Isabel Marant spor ayakkabı ile koşu yapan bir kadın görürseniz kesinlikle takdir edin derim:)

son olarak ugg botlardan nefret eden ve “yaw bu ne biçim ne kaba saba bot” diye atıp tutan bir insan olarak benzer kaba sabalıkta sayılabilecek bu spor ayakkabılara bayılmış olmamda ironik olsa gerek 🙂

neyse hadi birazda fotoğraflar konuşsun. (amaaa çooook güzelller yaoooewww :))) )