Posts Tagged: fashion

Beyaz spor ayakkabı dediğin…

Bu yazın bence en trend parçalarından bir tanesi beyaz spor ayakkabılar olacak. Özellikle tam bir klasik olan Adidas Stan Smith ler tekrar hayatımıza gümbür gümbür girecek gibi görünüyor. Hem beyaz hem klasik hem de enteresan bir şekilde her kıyafetin altına tamamlayıcı olarak kullanılabilecek kadar şahsına münhasırlar kendileri 🙂

DeliKizinCeyizi_StanSmith1

DeliKizinCeyizi_StanSmith2

Rahatına fazlası ile düşkün bir insan olarak en sevdiğim kombinlerden bir tanesi kısa kumaş pantolon altına giyilen spor ayakkabılardır ve Stan Smith‘ler bence bu konuda oldukça başarılı sonuçlar veriyorlar.

DeliKizinCeyizi_StanSmith3

DeliKizinCeyizi_StanSmith4

DeliKizinCeyizi_StanSmith5

Son görselde gördüğünüz üzere kot pantolon ile de muazzam bu ciciler 🙂

Ve elbette yaza yanaştığımız şu günlerde elbiseler ve şortlar ile de birebir uyumlu olduklarını söylememe gerek yok değil mi?

DeliKizinCeyizi_StanSmith6

DeliKizinCeyizi_StanSmith8

DeliKizinCeyizi_StanSmith9

Bir diğer güzel yanı ise klasikler ile olan uyumu. Hem rahat hem seksi ve cool olmak bu olsa gerek.

DeliKizinCeyizi_StanSmith7

DeliKizinCeyizi_StanSmith10

Anladığınız üzere ben bu pabuçlara aşırı derecede bayılmaktayım.

Türkiye’deki online satış mağazasında beyaz dışında bir rengini görmedim, Amerika satış sitesinde ise farklı renklerini bulabilme şansınız var ama bence en güzeli arkası yeşil bantlı olan klasik beyaz Stan Smith’ler. Sizin favoriniz hangisi?

Barselona vol2. Gezelim-Görelim

Bir önceki yazıma bakarak Barslona’da sadece yemek yediğimi ya da benim için Barselona’da tapas ve sangria dışında önemli hiçbirşey olmadığunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz 🙂 Bakınız bu yazımın konusu; “gezelim görelim“.

Neyse Barselona’ya gidipte görmeden gelmeseniz iyi olur dediğim bir takım yerleri sizinle paylaşmaya başlıyorum an itibari ile 😀

İlk durağımız elbette Sagrada Familia. Bir bina yapalımda şanımız yürüsün  diye başlatılan bazilika nasıl bir şanları varsa hala bitmiş değil 🙂 Barselona’da adım attığınız her yerde ucundan kıyısından eserleri ile karşınıza çıkacak olan Gaudi’nin el attığı ve hala tamamlanması için çalışmaların devam ettiği bu muazzam eseri görmenizi şiddetle tasiye ederim.

Küçük minicik bir not : İtiraf etmeliyimki Gaudinin eserlerini gördüğümde kendisinin deli olduğuna karar verdim. Kanımca bu kadar muhteşem eserleri normal bir zeka ya da normal bir kafanın üretmesine imkan yok. Evet kabul ediyorum ciddi anlamda kıskandım 🙂

8-12 Ağustos Barselona (15)

Dışarıdan baktığınızda giriş ve çıkışın iki farklı dünya olduğunu hissettiren yapının içersine girdiğinizde camlardan yansıyan güneş ışınları ve doğadan esinlenerek yapılmış kolonları ile kendinizi resmen büyülü bir ortamda hissetmemenize imkan yok.

8-12 Ağustos Barselona (14)

Elbette Sagrada Familia dan etkilendik dedikse cıvıklığımızdan ödün verecek kadar etkilendik demedik 😀 Sagrada Familia’da bulunan okul binasına girip kendimizi turistlerin karşısında sıfırcı Hafize replikleri ile eğlendirerek memleketimizi tanıtmayıda ihmal etmedik 😀 Eminim anlam verememiş, sadece eğlenen bir grup hatun görmüştür ecnebi dostlarımız ama olsun biz memleket tanıtımı için elimizden geleni yapmış olmanın haklı grurunu sonuna kadar yaşamış olduk 😀

8-12 Ağustos Barselona (19)

Gaudi demişken zaten Barselona’da kafanızı çevirdiğiniz her yerde kendisi ile karşılaşmanız mümkün lakin özel ilginiz varsa Casa Batllo ve Casa Mila binalarını da gezilecek yerler listesine eklemenizi tavsiye ederim. İçersine girmek istemeseniz dahi metro istasyonlarından Diagnal’de inip Catalunya meydanına yürürseniz hem yürüyüş yapmış yediklerinizi sindirmiş hemde dışarıdan bu muhteşem yapıları görmüş olursunuz 🙂

8-12 Ağustos Barselona (17)

Catalunya’ya kadar yürüdünüzse şayet durmayın Larambla’ya doğru yürümeye devam edin. Larambla Barselona’nın en işlek ve en turistik caddelerinden bir tanesi. Gitmeyeni dövüyorlar zaten 🙂 Ve elbette La Ramblada meyva yemeyi unutmuyoruz 🙂

Şimdi gelelim başka nerelere gidilebilire efenim “sana dün bir tepeden baktım aziiiz Barselona” parçasını  bilmeyen yoktur :p İşte siz de o tepeyi merak ediyorsanız Park Güell‘e gitmenizi tavsiye ederim.  Tepe dedikse gözünüz korkmasın öyle dehşet tırmanmanız gerekmiyor sağolsun Barselona büyük şehir belediye başkanı turist milleti çok yürüyüp poposunu eritemesin diye sokağa yürüyen merdivenler koydurmuş 🙂 Kendinizi vatanınızdaki bir avm de gibi hissetmenin rahatlığını yaşıyorsunuz (!)

8-12 Ağustos Barselona (18)

Neyse sululuğu kenara bırakıp parkla ilgili bilgilere devam edeyim. Açıkçası parkta iki kısmı özellikle çok seviyorum ilki (burada görsel paylaşmadım ama) park girişindeki Hansel Gratel’in şekerden yapılma evlerine benzeyen binaları ve kolonların olduğu alt bahçeyi. (Alt bahçe sağdaki görselde göreceğiniz üzere Gaudi’nin evinin karşısında kalıyor tam). 8-12 Ağustos Barselona (13)

Park Güell’i sizinde çok seveceğinizi düşünüyor ve şehri turlamaya devam ediyoruz.

Sonraki durağımız aslında geniş bir alanı kapsıyor ve ben bu güzergahı arada molalar vererek yürüyerek takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Hem sokaklar çok keyifli hem de yürüyerek şehri keşfetmek bana herzaman ekstra çekici geldiği için sizi gaza getiriyorum şuan 🙂

Güzergahımız şu şekilde; Laramblaya gittikten sonra yürüyerek Barselona Cathedral’ine gidiyorsunuz.
8-12 Ağustos Barselona (3)
Orayı güzelce dolaştıktan sonra yürümeye devam ediyor ve Santa Maria del Mar Basilica’sına ulaşıyorsunuz. Bu basilicayı görmenizi tavsiye ederim. Ayrıca soluklanmak isterseniz basilicanın etrafı kafeler ve alışveriş yapabileceğiniz dükkanlarla dolu.
8-12 Ağustos Barselona (21)
Burada ne kadar zaman geçirirsiniz bilemiyorum ama o kadar gitmişken Picasso müzesini görmeden gelmeyin sonuçta basilicaya aşırı yakın. Heheh evet sizi tuzağa düşürüp Picasso müzesine getirdiğim doğrudur 🙂 Şaka bir yana eminim bir çoğunuz Picasso gibi büyük bir sanatçı ile ilgili bilgiye sahipsinizdir fakat müzede kendisinin çalışmaları kronolojik olarak sıralanmış ve kübizm akımını başlatana kadar geçirdiği süreci gözler önüne seren muhteşem bir müze olmuş. Ben şahsen Picasso müzesinde şunu düşündüm “Evet ya adam artık daha iyisi olmayacak kadar mükemmele ulaşmış. Farklı bir şey yapmak istemiş ve kübizmin doğumunda rol oynamış” böylede fikirler üretir aklınızı alırım işte :p

8-12 Ağustos Barselona (1)
Elbette sadece katedral ve müze gezmedik arkadaşlar.  Hazır teeee oralara gitmişken bir de denize girelim bakalım dedik. Tabi olayın acemisi olduğumuz için Colomb heykelinden sola doğru kaptırıp halk plajına ulaştık. Bir plaj düşünün ki insan kalabalığından kumsal görünmüyor 🙂 o derece tıkış tıkıştı. Hatta o kadar kalabalıktı ki plajın mavi bayraklı olduğunu bildiğim halde “sudaki tuz oranının ne kadarı denizden ne kadarı amonyaktan kaynaklı” diye düşünmeden edemedim :). Özetle Barselona’da denize girerim vs gibi bir derdiniz olmasın bence elbette daha sakin plajlar bilenler varsa yorum bırakıp bizi de aydınlatırlarsa sevinirim.

Ve son olarak kedi severler size sesleniyorum 🙂 El Raval bölgesinde Rambla del Raval üzerindeki kocaman kedi heykeline bir sarılmak isteyebilirsiniz 🙂 Şu sıralar çok sıkıntılı olmamakla beraber biraz kozmopolit bir bölge olduğu için kediyi görmeye giderken dikkat edin demeyide kendime borç bilirim 🙂

8-12 Ağustos Barselona (2)

Fernando Botero tarafından yapılmış dev kedi ile Barselona yazıma son vermekten kıvanç duyuyorum efem 🙂 Yazıda eksik olan ve tavsiye ettiğiniz yerleri yorum olarak bırakabilirsiniz.

Bu arada son son tatile beraber gittiğim arkadaşlarım Minyanım ve Manumla fotolarımızıda ekleyeyimde ileride dönüp baktığımızda “oyyy ammada gençmişiz heee”  diye birbirimize laf edebilelim 🙂

8-12 Ağustos Barselona (7)

Yazıma son verirken büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden, yaşıtlarımın yanaklarından öper, çok sevdiklerime sarılır az sevdiklerimle tokalaşır ve herkese selam ederim. ahahahaha ay daha da uzatacaktım ama cıvıklıkta bir yere kadar. Özetle hepinizi öperim, benim deli deli yazılarımı okuma sabrını gösteriyorsunuz ya valla çok tatlısınız 🙂

SunArt güneşiniz hiç sönmesin efem:p

Takip edenler bilirler vestaevent‘in organize ettiği SunArt etkinliğinin 3. sü geçtiğimiz Pazar gerçekleşti. Yorucu ve koşturmaca dolu hazırlık süreci sonrasında 22 Mart Pazar günü Galata GaleriBu‘da gerçekleşen etkinlikte Paw by Nes standımı kurmuş ve insanlara tüm yorgunluğumu unutup gülücükler dağıtmaya başlamıştım bile 😀

Bu tarz etkinliklerin benim için en ama en güzel yönü ürünlerimi takip eden insanlarla tanışma ve yüzyüze sohbet etme fırsatı bulabilmem. O kadar keyif alıyorumki standıma gelip “ben sizi sosyal medyada takip ediyorummmm…” diye başlayan cümleler duymaktan,  kalkıp sarılasım geliyor karşımdakine, çok tatlısınız, valla bak 🙂
DeliKizinCeyizi_SunArt (2)

DeliKizinCeyizi_SunArt (6)

Halen sosyal medyada takip etmeyenler ve “aaa bende takip etsem” diyenler için facebook, instagram ve twitter hesaplarının hepsi pawbynes 😀 görüldüğü gibi çok pratik 😀

DeliKizinCeyizi_SunArt (8)

Elbette sadece takipçilerle tanışmakla kalmıyor yeni yeni arkadaşlar edinme şansına sahip olmamı bir sürü işinden keyif alan yeni tasarımcı ya da blogger ile tanışmamı sağlıyor böyle organizasyonlar.  Örneğin keyifle takip ettiğim  sevgili Duygu Şenyürek’le tanışma ve de kaynaşma şansım oldu SunArt etkinliği sayesinde 🙂

Tüm bunların yanında belirtmeden geçemeyeceğim bir şey var  o da vestaevent kurucuları Gözde ve Selin‘in güler yüzü için bile SunArt’a  katılır insan 🙂

DeliKizinCeyizi_SunArt (5)
DeliKizinCeyizi_SunArt (4)

Şimdi gelelim diğer bir önemli noktaya 😀 hep önemlidir zaten bilirsiniz 😀 ama bu çok önemli :p
neyse şaka bir yana ben normalde sütsüz şekersiz acı filtre kahve ve türevlerini içen bir insan olarak Pazar günü kazayla elime geçen MOCİstanbul‘un Cappucinosunu denemiş bulundum. Size şöyle özetlemek isterim lezzeti; Bütün gün sürekli Cappucino içtim 🙂 öyle lezzetliydi 😀 Anadolu yakasında şöyle evime yakın bir yerlerde bir şubeleri olsa idi keşke diye içimden geçirdim hatta dayanamadım şuan buraya da yazıyorum kayıt altına almış olmak için 😀 Noluuurrr buralarada geliiiiiiinnnn 🙂
DeliKizinCeyizi_SunArt (3)
Son olarak bu ikiliye dikkat 😀 Beni zaten biliyorsunuz iricene olan 😀 ve yanımdaki de dikiyorum.com ‘un becerikli elleri Asuman 😀 Çok yakında bu ikiliden çok keyifli sürpriz bir koleksiyon geliyor 😀 Sürprizi bozmamak için detayları şuan veremiyorum ama kesinlikle takipte kalmanızı tavsiye ederim 😀
DeliKizinCeyizi_SunArt (1)

Bu kadar gevezelikten sonra artık bende dinlenmeyi ve eğlenmeyi hakettim diye düşünüyorum ve siz bu satırları okurken ben çooook uzaklarda olacağım geyikleri yapıp kendimi sokaklara atmak için hazırlanmaya gidiyorum 😀 Herkese kocaman öpücükler SunArt güneşiniz hiç sönmesin efem :p (bu cıvıklığı yapmasam olmazdı ehhehe)
Keyifli haftasonları olsun muah muah…

yaz kapımızda değil kafamızda :)

yaz kapımıza dayandı “ooh oh yandan” falan tadında keyiflendiğimiz günlerin ortasında kış tur bindirdi resmen ve havalar yine buz oldu.

yine yeni yeniden soğuk”  lakin bu gidişe bir dur demek  için süper kahramanlara başvurmaya gerek yok, kendi çözümümüzü kendimiz ürettik geçen hafta. Işıl ışıl payetli pantolonlar, etekler, ayakkabılar giydik ortamı neşelendirelim yazın gönlü olsun yamacımıza gelsin dedik, yetmedi.  Şimdi daha vurucu bir darbe ile şansımızı deniyoruz. Saçlarımızı gökkuşağının renklerine boyuyoruz. Evet evet doğru duydunuz “yaz kapımıza gelemese de kafalarımıza gelecek” böylece 😀 (Lanet olsun yine çok zekice bir çözüm ürettim :p)

şaka bir yana yıllardır kullandığım saç rengimi çok sevdiğim için herhangi bir renk katmak istemiyor olsamda ufak tefek değişikliklerle hayatına renk katmak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim bu rengarenk saç olayını. öyle çok abartmadan bir tutam saçınıza ya da saçınızın istediğiniz bir bölümüne farklı renkler uygulanıyor ve hem siz değişiklik ihtiyacınızı karşılamış oluyorsunuz hem de bizim gözümüz gönlümüz açılıyor. Özetle herkes kazanıyor 🙂

DeliKızınÇeyizi_Rainbow (2)

DeliKızınÇeyizi_Rainbow (3)

DeliKızınÇeyizi_Rainbow (4)

DeliKızınÇeyizi_Rainbow (5)

DeliKızınÇeyizi_Rainbow (1)

Düşünenler için instagramda ertan altun’un elinden çıkmış oldukça başarılı saçlar görüyorum ama bildiğiniz başka yerler varsa onlarıda paylaşırsanız yazıyı zenginleştirmiş olursunuz.

Herkese sevgiler…

 

 

 

bir turun daha sonuna geldik :)

Bir önceki hafta yazıp olaylar sebebi ile geçen hafta yayınlamadığım yazım. Aynen paylaşıyorum. Sevgiler

Şubat efekti veren Mayıs günleri yaşadığımız şu bir kaç gün de yağmurlu havadan biraz uzak durabilmek adına geçen haftaki  güzel günlere dair (özlemle anıyorum kendilerini) bir post paylaşayım istedim.

Madem sıcaklar bize gelmiyor biz onlara en azından o güzel havaların hayallerine gideriz 😀

Malumunuz geçen hafta Cumhurbaşkanlığı bisiklet turunun İstanbul bacağı vardı. Bende son yıllarda yaptığım gibi yine heyecanla TV başına geçip yarışmayı ayaklarımı uzatmış ve koca popom üzerine oturmuş vaziyette “bravo vallahi bravo nasıl kondüsyondur bu kardeşim” şeklinde naralar atıp bir yandanda “insan bunları gördükçe bisiklete binmek istiyor vallahi” diyerek ama aynı zamanda da oturduğum yerde kahvemi ve kurabiyelerimi tıkıştırarak izledim. Ardından şöyle ufak bir cadde yürüyüşü yapalım dedim ve düştük yollara. biraz kitap okuyup Caddebostan sahilde bir parça da keyif yaptığım o güzel güneşli günlerden birinin anısına olsun bu yazıda :p

Deli Kizin Çeyizi - Bisiklet turnuvası 5
Deli Kizin Çeyizi - Bisiklet turnuvası 6
Deli Kizin Çeyizi - Bisiklet turnuvası 8

yukarıda da görüldüğü üzere yazıma bir takım havalı pozlarla başladıktan sonra maymun hallerime doğru evrilebilirim 🙂

Deli Kizin Çeyizi - Bisiklet turnuvası 9

Günün anlam ve ehemmiyetini belirtmek adına hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmeğim gözünüzden kaçmamıştır umuyorum 😀

Deli Kizin Çeyizi - Bisiklet turnuvası 3

Yine havalı bir poz ve akabinde maymun gibi ağaçlara asılmış beni açıklıkla görebilmenizi sağlayacak iki fotoğraf daha paylaşmak isterim burada 😀

Deli Kizin Çeyizi - Bisiklet turnuvası 2

ve son olarak. ben çok sevdim. biraz arabesk çokça romantik, Türk filmlerinin abartılı halleriyle dolu ama diğer yandan bir o kadar insanın içine işleyen bir kitap “Orhan Pamuk – Masumiyet Müzesi“. Geçen hafta resmen elimden bırakamadım. Tavsiye ederim.  “Mutluluk insanın sevdiği kişiye yakın olmasıdır yalnızca” diyor kitabın bir yerinde Orhan Pamuk ve evet bu tek cümle bile benim deminden beri kitapla ilgili anlatmaya çalıştığım şeyleri tek başına mükemmel özetliyor. Neden bilmem çok sevdim. Fazla etkilendim. Belki eski Türk filmlerini çok sevdiğim için belki de böyle hayatlar sadece filmlerde olur diye düşündüğüm için. Bilmiyorum. Okuyun siz en iyisi.Deli Kizin Çeyizi - Bisiklet turnuvası 1

Öpüyorum hepinizi. Sonraki yazıda görüşmek üzere…

Oversized kaban dedikleri…

Malum havalar bir sıcak bir soğuk dolayısı ile kafalar oldukça karışık. Kimine göre bu sene kış gelmeyecek, kimine göre ise “Mart kapıdan baktırıp kazma kürek yaktıracak” açıkçası ben Mart ayında bir parça soğuk havaya maruz kalacağımızı ama çok büyük bir soğukla karşılaşmayacağımızı düşünenlerdenim bunun dışında keşke bir miktar yağmur yağsa demekten de kendimi alamıyorum.

Neyse yeterince uzattımsa şayet konuya girebilirim. Konu derken aslında uzun zamandır soğuk havalar için oversized kabanları mercek altına almak istiyordum lakin hava durumu stabil olmadığından ha bu gün ha yarın derken bir türlü yazıyı yazamamıştım fakat artık yapacak bir şey yok havalar ısınsa da bu yazı yazılacak 🙂

Efenim “nedir bu oversized montlar kabanlar?” diyenler için şöyle özetleyebilirim; bir kaban düşünün üzerinizde 1-2 beden büyükmüş gibi görünen, eskilerin deyimi ile “komşudan ödünç alınmış gibi” ya da “anne montuymuş gibi” duran, doğru taşıyan kimseleri karizmadan öldüren, afet-i devrana çeviren her tür havalı sıfatı isminin başına ekletebilen, yanlış taşıyanları ise maymuna çevirebilen… Özetle insanı rezilde edebilen vezirde edebilen:D

Efenim malumunuz atgillerden olduğum için, içinde mini minnacık çıtı pıtı görünebildiğim kıyafetlerin moda olması, kendimi -her nekadar olmasam da- narin hissetmemi sağladığından, şahsen bu mont ve kabanların öne çıkmasını canı gönülden destekleyenlerdenim 😀 Bir çok marka 2013-2014 kış koleksiyonlarına yeni yeni oversized kabanları dahil ettiği için mutluyum özetle 🙂 Lakin diğer yandan da enteresan bir biçimde sanki oversized kabanlar aynı zamanda vintage olmalıymış gibi bir düşünce de mevcut bende, sanki olayın güzelliği büyüsü işin içine vintage girdiğinde daha bir artıyormuş gibi 🙂 neyse bu kadar gevezelik yeter hadi biraz da fotoğraflar konuşsun 😀 öperim hepinizi…

Oversized1

Oversized2

Oversized3

Oversized4

Oversized

Oversized5

Oversized8

Oversized9

Oversized7

Oversized10

Oversized6

cut-out bot giyemeden yaz bitti…

Geriden geriden geldiğim doğrudur ama yazdan çıkıp sonbahara girdim sayılır, yakındır havalar iyice soğuduğunda bende zamanı yakalayıp yazılarımı güncel tutmayı başarıyor olacağım 🙂

bugün biraz o geridenliğin bana verdiği yetkiye dayanarak cut-out botları yazmak istedim. evet havayı görünce insan içinden “tam da günü bravo”  diyor değilmi. neyse bu yağmurlu havaya inat biraz içimiz açılsın 🙂

efenim ben bu botları her gördüğümde aklımı yitiriyorum. hem çok tarz hem çok havadar geliyorlar. şu aralar artık son son giydiniz giydiniz yoksa artık kış mevsimine dahil olacağımız için istesekte giyemeyeceğiz uzunca bir süre. ha ben çorabımı çeker altıma giyerim diyenleri duyar gibiyim. bende diyorumki yapmayın, zorlamayın arkadaşlar. eminim 1-2 kişi olacaktır çorapla bile iyi taşıyabilen ama hani o bir kaç kişiden biri olmak öyle kolay değil bence, yapmayın:D

cut-out botları Türkiye’de en iyi taşıyan blogger Billur Saatçi oldu. uzun süredir postlarındaki görsellere bakarken Alexander Wang cut-out botlarına takılıp duruyor gözüm, kendiside bu ayakkabıların büyüsüne en az benim kadar kapılmış olacakki oldukça sık kullanıyor bu aralar, çok da güzel yapıyor ne yalan söyleyeyim.

cut out boots

aşağıda Billur Saatçi’nin Alexander Wang botları ile kombinlediği kıyafetlerinden bir kuple sunuyorum sizlere. devamı için kendisinin son dönem yazılarını inceleyebilirsiniz.

cut out boots3

 

elbette bir çok markanın çeşit çeşit ve gerçekten çok tarz modelleri mevcut. aşağıda değişik modellerde cut-out botlardan seçmeleri görebilirsiniz.

cut out boots7

 

benim gibi bir çok kişinin yeni yeni bu sene blog larında bu botlardan bahsettiğine bakmayın aslına bakarsanız bu botlar öyle çok da yeni değil, Balenciaga‘nın cut-out botları ilk kez Rihanna tarafından 2011 yılındaki albüm kapağında gözümüze çarpmıştı.

cut out boots4

 

ve bunlarda yurtdışından takip ettiğim ünlü bir kaç moda blogger ına ait cut-out bot kombinleri. dediğim gibi taşıyan gerçekten iyi taşıyor ve bir çok kıyafetle hiçte insanın gözünü yormayan, üstüne üstlük “amanın o kıyafetle bile ne de güzel olmuş” dedirten görsellere tanık oluyoruz. bakınız theblondesalad‘ın sahibesi chiara ferragni’ye…

cut out boots9

 

ve cut-out tercih eden bir diğer blogger Andy Torres. bu arada kayıtlara geçsin bu hatunun bacakları süper yaw 🙂

cut out boots8

 

burada da yine cut-out botlarla yapılan farklı kombinlere örnekler var:D

cut out boots6

 

bu sonuncusu aslında yukarıdakilerden oldukça farklı ama ben nedense bunları da çok kadınsı bulduğum için son son sizlerle paylaşmak istedim.

cut out boots2

 

efenim bu seneyi atlattık artık, malesef bu saatten sonra giyebilitemizin olabileceğini (özelliklede bu sabahki yağmura bakılırsa) sanmıyorum, malum bu havada giyersek ayaklarımız donabilir, karnımız ağrıyabilir, çocuğumuz olmayabilir (tam teyzeye bağladım) :p iğrençleşmeden konuyu sonlandırıyorum 😀 evet güzel ayakkabılar, sanırım havalar ısınmaya başladığında çok daha fazla çesidi ile cut-out lar etrafımızda olacak ve bizde (en azından bende) doyasıya bu botlardan giyme şansına erişeceğiz 😀

Herkese sevgiler…

Maksi moda oldu mertlik bozuldu diyenlere…

Maksi moda oldu mertlik bozuldu” diyen erkekleri duyar gibiyim. Kadının bacaklar çarpık mı değil mi bir türlü öğrenemiyor garibanlarım 🙂 Evet kısa etek çok güzel çok kadınsı (yakışana elbette) ama uzun eteğede bu önyargı niye be kardeşim. Sanki erkeklerin feryadını duyan modacılar “durun ucundan azcık açalımda nefisleri körelsin garibanların” diyip yırtmacı kondurmuşlar uzun eteklerede o sırada birine laf yetiştirdikleri için makasın ayarını kaçırıp derin yırtmaçlar yapmışlar. sonrada “aman canım bu da böyle oluversin” diyerek bırakmışlar piyasaya. of dövdümmü sevdimmi bende anlamadım bu tarz modelleri yapanları 🙂 aslen çok sevdim de yazarken kendimi kaybedip vasfiye teyzeye bağladımsa demekki 🙂
Neyse, ne yalan söyleyeyim ben uzun etekleri elbiseleri severim. böyle yerleri süpürsün geçsin bayılırım. çokda kullanırım yaz aylarında. yine yaz geliyor ya benim uzun etekler gözlerimde uçuşur oldular. lakin bu sefer biraz farklı. hani önü kısa arkası uzun vs lerden ziyade bu yaz şöyle uzun ama bir okadarda derin yırtmaçlı eteklere elbiselere karşı bir takıklık başgösterdi bende. hangi modacının eli kaydıysa allah razı olsun. yırtmacın seksapelini günlük hayatımıza sokan bizi bu güzelliklere kavuşturanların elleri dert görmesin 🙂 beylerin sesi oldum sanırım, alkışları duyar gibiyim 🙂

Özetle ben bu yaz böyle derin yırtmaçlı bir etek yada elbise edinemezsem (ki şu aralar bir sürü yerdede gözüme gözüme giriyorlar) üstümü başımı parçalarım 🙂 buda benim modaya katkım olur -da işte sonra o modaya uyan insanların hali ne olur o kısım muamma 🙂

biraz paylaşımla ne demek istediğimi neden kendimi paralayıp durduğumu anlatabilmiş olacağım sanırım.

NEW POST MAXİ ETEK5

 

NEW POST MAXİ ETEK6
NEW POST MAXİ ETEK4

 

NEW POST MAXİ ETEK3

 

NEW POST MAXİ ETEK2

 

NEW POST MAXİ ETEK1

 

Türkiye’de özellikle modatutkusu‘nun yazarlarının yaratmış olduğu Mybestfriends markasına ait derin yırtmaçlı maksi etek ve elbiselere bayılıyorum. bayılmak ne kelime özellikle aşağıdaki mavi elbiseye olan aşkımı her fırsatta ve her ortamda utanmadan sıkılmadan dile getiriyorum 🙂

NEW POST MAXİ ETEK-001

 

Buda yine bir başka blogger’ın markası olan fakat benim hem blogunu hem markasını yeni keşfetmiş olduğum wear-a-smile‘ın markası ju.istanbul. ‘a ait çok beğendiğim bir elbise… yırtmaca dikkat…

Kolajlar

 

ve son olarak gördüğüm ilk andan itibaren “anacım bunlar ne böyle” dediğim. “bu da kadınsa acaba ben neyim” diye kendimi sorguladığım, ama ne yalan söyleyeyim çokda beğendiğim, bu insanmı melekmi bilinmez ama “allah bildiği gibi yapsın poposu kocaman olsun işallah” diye temenni dolu beddualar ettiğim kadının olduğu muhteşem fotoğrafı  koymazsam olmazdı….

NEW POST MAXİ ETEK7

Ne dersiniz haksız mıyım ama…