Posts Tagged: deniz

Barselona vol2. Gezelim-Görelim

Bir önceki yazıma bakarak Barslona’da sadece yemek yediğimi ya da benim için Barselona’da tapas ve sangria dışında önemli hiçbirşey olmadığunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz 🙂 Bakınız bu yazımın konusu; “gezelim görelim“.

Neyse Barselona’ya gidipte görmeden gelmeseniz iyi olur dediğim bir takım yerleri sizinle paylaşmaya başlıyorum an itibari ile 😀

İlk durağımız elbette Sagrada Familia. Bir bina yapalımda şanımız yürüsün  diye başlatılan bazilika nasıl bir şanları varsa hala bitmiş değil 🙂 Barselona’da adım attığınız her yerde ucundan kıyısından eserleri ile karşınıza çıkacak olan Gaudi’nin el attığı ve hala tamamlanması için çalışmaların devam ettiği bu muazzam eseri görmenizi şiddetle tasiye ederim.

Küçük minicik bir not : İtiraf etmeliyimki Gaudinin eserlerini gördüğümde kendisinin deli olduğuna karar verdim. Kanımca bu kadar muhteşem eserleri normal bir zeka ya da normal bir kafanın üretmesine imkan yok. Evet kabul ediyorum ciddi anlamda kıskandım 🙂

8-12 Ağustos Barselona (15)

Dışarıdan baktığınızda giriş ve çıkışın iki farklı dünya olduğunu hissettiren yapının içersine girdiğinizde camlardan yansıyan güneş ışınları ve doğadan esinlenerek yapılmış kolonları ile kendinizi resmen büyülü bir ortamda hissetmemenize imkan yok.

8-12 Ağustos Barselona (14)

Elbette Sagrada Familia dan etkilendik dedikse cıvıklığımızdan ödün verecek kadar etkilendik demedik 😀 Sagrada Familia’da bulunan okul binasına girip kendimizi turistlerin karşısında sıfırcı Hafize replikleri ile eğlendirerek memleketimizi tanıtmayıda ihmal etmedik 😀 Eminim anlam verememiş, sadece eğlenen bir grup hatun görmüştür ecnebi dostlarımız ama olsun biz memleket tanıtımı için elimizden geleni yapmış olmanın haklı grurunu sonuna kadar yaşamış olduk 😀

8-12 Ağustos Barselona (19)

Gaudi demişken zaten Barselona’da kafanızı çevirdiğiniz her yerde kendisi ile karşılaşmanız mümkün lakin özel ilginiz varsa Casa Batllo ve Casa Mila binalarını da gezilecek yerler listesine eklemenizi tavsiye ederim. İçersine girmek istemeseniz dahi metro istasyonlarından Diagnal’de inip Catalunya meydanına yürürseniz hem yürüyüş yapmış yediklerinizi sindirmiş hemde dışarıdan bu muhteşem yapıları görmüş olursunuz 🙂

8-12 Ağustos Barselona (17)

Catalunya’ya kadar yürüdünüzse şayet durmayın Larambla’ya doğru yürümeye devam edin. Larambla Barselona’nın en işlek ve en turistik caddelerinden bir tanesi. Gitmeyeni dövüyorlar zaten 🙂 Ve elbette La Ramblada meyva yemeyi unutmuyoruz 🙂

Şimdi gelelim başka nerelere gidilebilire efenim “sana dün bir tepeden baktım aziiiz Barselona” parçasını  bilmeyen yoktur :p İşte siz de o tepeyi merak ediyorsanız Park Güell‘e gitmenizi tavsiye ederim.  Tepe dedikse gözünüz korkmasın öyle dehşet tırmanmanız gerekmiyor sağolsun Barselona büyük şehir belediye başkanı turist milleti çok yürüyüp poposunu eritemesin diye sokağa yürüyen merdivenler koydurmuş 🙂 Kendinizi vatanınızdaki bir avm de gibi hissetmenin rahatlığını yaşıyorsunuz (!)

8-12 Ağustos Barselona (18)

Neyse sululuğu kenara bırakıp parkla ilgili bilgilere devam edeyim. Açıkçası parkta iki kısmı özellikle çok seviyorum ilki (burada görsel paylaşmadım ama) park girişindeki Hansel Gratel’in şekerden yapılma evlerine benzeyen binaları ve kolonların olduğu alt bahçeyi. (Alt bahçe sağdaki görselde göreceğiniz üzere Gaudi’nin evinin karşısında kalıyor tam). 8-12 Ağustos Barselona (13)

Park Güell’i sizinde çok seveceğinizi düşünüyor ve şehri turlamaya devam ediyoruz.

Sonraki durağımız aslında geniş bir alanı kapsıyor ve ben bu güzergahı arada molalar vererek yürüyerek takip etmenizi şiddetle tavsiye ederim. Hem sokaklar çok keyifli hem de yürüyerek şehri keşfetmek bana herzaman ekstra çekici geldiği için sizi gaza getiriyorum şuan 🙂

Güzergahımız şu şekilde; Laramblaya gittikten sonra yürüyerek Barselona Cathedral’ine gidiyorsunuz.
8-12 Ağustos Barselona (3)
Orayı güzelce dolaştıktan sonra yürümeye devam ediyor ve Santa Maria del Mar Basilica’sına ulaşıyorsunuz. Bu basilicayı görmenizi tavsiye ederim. Ayrıca soluklanmak isterseniz basilicanın etrafı kafeler ve alışveriş yapabileceğiniz dükkanlarla dolu.
8-12 Ağustos Barselona (21)
Burada ne kadar zaman geçirirsiniz bilemiyorum ama o kadar gitmişken Picasso müzesini görmeden gelmeyin sonuçta basilicaya aşırı yakın. Heheh evet sizi tuzağa düşürüp Picasso müzesine getirdiğim doğrudur 🙂 Şaka bir yana eminim bir çoğunuz Picasso gibi büyük bir sanatçı ile ilgili bilgiye sahipsinizdir fakat müzede kendisinin çalışmaları kronolojik olarak sıralanmış ve kübizm akımını başlatana kadar geçirdiği süreci gözler önüne seren muhteşem bir müze olmuş. Ben şahsen Picasso müzesinde şunu düşündüm “Evet ya adam artık daha iyisi olmayacak kadar mükemmele ulaşmış. Farklı bir şey yapmak istemiş ve kübizmin doğumunda rol oynamış” böylede fikirler üretir aklınızı alırım işte :p

8-12 Ağustos Barselona (1)
Elbette sadece katedral ve müze gezmedik arkadaşlar.  Hazır teeee oralara gitmişken bir de denize girelim bakalım dedik. Tabi olayın acemisi olduğumuz için Colomb heykelinden sola doğru kaptırıp halk plajına ulaştık. Bir plaj düşünün ki insan kalabalığından kumsal görünmüyor 🙂 o derece tıkış tıkıştı. Hatta o kadar kalabalıktı ki plajın mavi bayraklı olduğunu bildiğim halde “sudaki tuz oranının ne kadarı denizden ne kadarı amonyaktan kaynaklı” diye düşünmeden edemedim :). Özetle Barselona’da denize girerim vs gibi bir derdiniz olmasın bence elbette daha sakin plajlar bilenler varsa yorum bırakıp bizi de aydınlatırlarsa sevinirim.

Ve son olarak kedi severler size sesleniyorum 🙂 El Raval bölgesinde Rambla del Raval üzerindeki kocaman kedi heykeline bir sarılmak isteyebilirsiniz 🙂 Şu sıralar çok sıkıntılı olmamakla beraber biraz kozmopolit bir bölge olduğu için kediyi görmeye giderken dikkat edin demeyide kendime borç bilirim 🙂

8-12 Ağustos Barselona (2)

Fernando Botero tarafından yapılmış dev kedi ile Barselona yazıma son vermekten kıvanç duyuyorum efem 🙂 Yazıda eksik olan ve tavsiye ettiğiniz yerleri yorum olarak bırakabilirsiniz.

Bu arada son son tatile beraber gittiğim arkadaşlarım Minyanım ve Manumla fotolarımızıda ekleyeyimde ileride dönüp baktığımızda “oyyy ammada gençmişiz heee”  diye birbirimize laf edebilelim 🙂

8-12 Ağustos Barselona (7)

Yazıma son verirken büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden, yaşıtlarımın yanaklarından öper, çok sevdiklerime sarılır az sevdiklerimle tokalaşır ve herkese selam ederim. ahahahaha ay daha da uzatacaktım ama cıvıklıkta bir yere kadar. Özetle hepinizi öperim, benim deli deli yazılarımı okuma sabrını gösteriyorsunuz ya valla çok tatlısınız 🙂

Bir takım tatil anıları vol1.

herkesin öncelikle geçmiş bayramını buradan da kutlamak isterim. yedik tatlıları şekerleri löpür löpür oldu kıçımız başımız şimdi artık haftayı iş – spor – diyet koşturmacası ile tatilin acısını çıkararak geçirmeye hazırız 🙂

efenim ben bu tatili biraz yoğun yaşadım ayıptır söylemesi. istanbul-erdek arası ufak bir mekik dokuma mevzuğu yaşandı ama keyifli bir tatil oldu hem arkadaşlarımla hemde ailemle zaman geçirmiş oldum.

tatilin bende ki en büyük anısı hayatımda ilk kez yaptığım dalış mevzuğu oldu 😀 o yüzdendir ki tatil ile ilgili ilk yazım belkide tek yazım bu dalış mevzuğu olacak 😀 sonradan görmeliğin bana verdiği yetkiye dayanarak dalışta çektiğim fotolarıda gözünüze sokacağım buradan 😀

neyse olayı özetlemem gerekirse elbette “çok rahat çok cool” falan değildim aksine yaklaşık 2 saat kadar dalış üzerine olumsuz söylemlerde bulundum. çok tehlikeliydi bir kere, sonuçta ben yüzerken bile bir süre sonra suyun içinde nefesi daralan bir insanım, su altında 3 dk dan fazla kalamaz boğulur daralır gidebilirdim diğer tarafa 😀
ayrıca ya vurgun yerseydik 😀 (yanlış anlaşılmasın bu tanıtım dalışı idi öyle 10 larca metre inme gibi bir durum yoktu ama olsun insan olumsuz düşünmek istedikten sonra sınır tanımayan doktorlara bağlıyor olayı:p).
tüm mücadelelerime rağmen meşhur BANG’in B ve A’sı beni ikna etti dalış konusunda. ben onların hayatlarını kurtarmaya çalışırken kendimi üzerimde bilmem kaç kilo ağırlıklar ve tüp ile tek başıma yürüyemediğim için birileri benim bir ucumdan tutmuş suya doğru yürütürken buldum 😀 Son hatırladığım suya girerken insanlara hala “yarım saat 40 dakikaya kadar benden haber alamazsanız 911’i arayın” esprisini milyonlarca kez tekrarladığımdı. yaptığım onlarca saçma espriyi çevredekiler “amanda ne komik kız” diye yorumladılar ama aslında korkunun kendimle dalga geçme boyutlarına eriştiği o muazzam çene düşüklüğü durumuna şahit olmuşlardı 🙂 allahtan bunu sadece B ve A biliyordu diğerleri sadece komik bi kız sandılar beni 😀

neyse olayın sonunda elbetteki kimse 911’i aramamıştı ve bende boğulmamıştım:D hayır zaten boğulsamda 911’i arayanı döverdim lan amerikan filmlerindemi yaşıyoruz arayın 112’yi ambulans isteyin dimi 😀  neyse sonuç itibari ile şunu söyleyebilirim dalış olayını sevdim, yani böyle 15-20 metrenin altına inilmediği takdirde dalınabilir keyif bile alınabilir 😀
bu kadar atıp tuttuktan sonra ikinci kez dalışa gitmem ve 12-13 metre dalmam benim için ayrı bir grur eğlence ve “yuh be kardeşim insan bukadarmı kendiyle çelişir” gibi bir takım hislere kapılmama sebebi oldu ama ne yapalım bende böyle bi insanım işte 😀

bu arada ilk dalışta hocanın eliyle iyimisin işaretine sürekli baş parmağımla yukarıyı göstererek iyiyim hareketi yaptığım için bir iki kere beni yukarı doğru götürmeye çalışması ve benimde bunu dalış olayının raconu sanmam dışında bir sorun yaşamadım:D allahtan su üzerine çıktığımızda sordu birşeymi oldu diye de bende anladımki o yaptığım hareket su altında yukarı çıkma işareti imiş 😀 dalış öncesinde konuşmaktan saçma sapan esprilerle kendimi helak etmekten hocayı yarım yamalak dinleyince böyle değişik bir takım şeyler olabiliyor 😀 ama artık öğrendim 😀

neyse bu arada su altı fotoları için ikinci dalışımda çok sevmediği halde bana eşlik eden ve gopro ile onlarca fotoğrafımı çeken sevgili eşime bu posta katkılarından dolayı kocaman öpücükler 😀

GOPR2930-6

bir takım anlamsız el hareketleri ile suya giriş 😀
GOPR2930-8

hareketlerin anlam kazanmaya başladığı zamanlar 😀

DCIM101GOPRO

bir takım havalı bakışlar duruşlar falan :p

DCIM101GOPRO

DCIM101GOPRO

Denizde Anamla karşılaşma anlarım part1 😀

DCIM101GOPRO

Denizde anamla karşılaşma anlarım part2:D

GOPR2981-10

Nemo kayıp dediler gittik bulduk :p

GOPR2981-2

ve elbette son olarak tüm dalış denemelerimde canım bilekliklerim sevgili Paw‘larımda benimle beraberdi:D

Herkese kocaman öpücükler :))))

 

Ne? biri tatil mi dedi :)

minicikte olsa tatil tatildir ve her türlüsü candır 🙂

Bu gece yollara düşüyorum, canım arkadaşım, her eve lazım dişçimle (eheheh bunu okuyunca ben dişmi satıyorummmm ne dişçisi diş hekimiyim ben diye çığlık atacak herzamanki gibi:))  beraber süper atraksiyonlu bir deniz turu bizi bekliyor. İzmir üzerinden Mykonos ve Santoriniye geçeceğiz sonrada aynı hızla İstanbul’a dönüş yapacağız. Kendisiyle daha önce deneyimlediğimiz Atina seyahatinden sonra bu gezininde eğlence dolu olacağına şüphemiz yok tek kaygımız geminin mülteci gemisi çıkması yada Titanic gibi batma ihtimali, bunlar dışında bizi korkutan herhangi bir durum olmadığı gibi yaptığımız sanal alem araştırmalarında da hep olumlu yazılar okuduk. Bu kısacık (3 günlük) kaçamak ile ilgili detaylı yazılar oradan internet erişimi sağlayabilirsem minik minik gelecek yine sizlerin karşısına ama olurda yazamazsan hızlandırılmış kur şeklinde hap gibi tek seferde döner dönmez bir postta anlatacağım deneyimlediklerimi… şimdi izninizle bu kısacık tatili en iyi şekilde değerlendirmek için nerelere gitmeli neler denenmeli listesi çıkaracağım kendime 🙂

unutmadan fikri olanlar yorum bırakırsa sevinirim 🙂

to do list madde 1 : sevgili kedimin gizli gizli bavuluma girip benimle tatile çıkması engellenecek 🙂

sevgiler…