Posts Tagged: aksesuar

Garden Sale’in ardından…

Geçen haftalarda tatlı bir telaş içerisinde idim. Yıllardır severek takip ettiğim Garden Sale’e bu sene kendi markam olan Paw by Nes ile katıldım.

delikizinceyizi_gardensale-7

Bu tarz etkinlikleri ürünlerimi alan insanlarla birebir tanışma fırsatı bulabildiğim için çok seviyorum. Ayrıca diğer güzel yanı da  tasarımcı arkadaşlarımla beraber etkinliklerde  ortak stand açıp hem bol bol sohbet muhabbet etmiş oluyoruz hem de stand başında iş bölümü yapma şansımız oluyor. Özetle güzel bir enerjisi oluyor böyle ortak çalışmaların.

delikizinceyizi_gardensale-12

Bu etkinliğe sevgili Burcu ve Duygu ile katıldık. Burcu’nun markası olan Atölye Kici ağırlıklı olarak doğal taş ve deri ile üretilen el yapımı aksesuar ve defterleri ile ünlü. Duygu ise genç bir mimar ve mesleğini çok sevdiği takı tasarımı ile birleştirerek betondan takılar yapıyor (evet yanlış okumadınız betondan muhteşem takıları var). Duygunun markası Gemstone Projects’in ürünleri için ise burayı tıklayınız efenim 🙂
delikizinceyizi_gardensale-2
Elbette orada tanıştığım bazı isimleri de burada anmadan geçmek olmaz. Örneğin Elza Jewelry nin kurbağalarını görmeyen kalmasın derim. Hepsi birer sanat eseri idi.
Komşu standımız Lulikomdesign’ın bebeklerine hayran olmamak elde değildi. A dan Z ye bebeklerin herşeyini kendisi hazırlıyor. Hatta eğer sevdiğiniz insanlara hediye olarak bebeklerden yaptırmak isterseniz bir fotoğraf göndererek sipariş veriyorsunuz ve harikalar yaratıyor.

delikizinceyizi_gardensale-6

Ah elbette ürünlerimden almaya ya da benimle tanışmaya gelen bir sürü yeni ve güzel insan yanında destek amaçlı gelen dünya güzeli arkadaşlarıma da buradan kocaman kocaman sevgiler göndermezsem olmaz 🙂

delikizinceyizi_gardensale-10Efenim bu fotodaki sağdaki yakışıklıyı (Can olur ismi) hafızalarınıza kazıyınız zira ileride isminden oldukça söz ettirecektir kendisi 🙂

delikizinceyizi_gardensale-8

Bu kadar güzel hatunun olduğu bir fotoğrafa çokça açıklama yapmama gerek yok sanırım 🙂

delikizinceyizi_gardensale-5

Ve neredeyse her etkinliğime gelen sevgili Elif ve yakışıklı oğlu Nova’yıda atlamayalım.

Garde Sale

veee elbette hernekadar ekip elemanlarından biri İsveç’e taşınmış olsa da teknoloji sayesinde tam kadro yamacımda olan cağnım BANG 🙂

Sıradaki etkinlikler ve yeni süprizler için çalışmaya ve geriden geriden de olsa yazılar yazarak buradan sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.  Sonraki etkinliklerde görüşmek üzere…

İyi varsınız.

 

SunArt güneşiniz hiç sönmesin efem:p

Takip edenler bilirler vestaevent‘in organize ettiği SunArt etkinliğinin 3. sü geçtiğimiz Pazar gerçekleşti. Yorucu ve koşturmaca dolu hazırlık süreci sonrasında 22 Mart Pazar günü Galata GaleriBu‘da gerçekleşen etkinlikte Paw by Nes standımı kurmuş ve insanlara tüm yorgunluğumu unutup gülücükler dağıtmaya başlamıştım bile 😀

Bu tarz etkinliklerin benim için en ama en güzel yönü ürünlerimi takip eden insanlarla tanışma ve yüzyüze sohbet etme fırsatı bulabilmem. O kadar keyif alıyorumki standıma gelip “ben sizi sosyal medyada takip ediyorummmm…” diye başlayan cümleler duymaktan,  kalkıp sarılasım geliyor karşımdakine, çok tatlısınız, valla bak 🙂
DeliKizinCeyizi_SunArt (2)

DeliKizinCeyizi_SunArt (6)

Halen sosyal medyada takip etmeyenler ve “aaa bende takip etsem” diyenler için facebook, instagram ve twitter hesaplarının hepsi pawbynes 😀 görüldüğü gibi çok pratik 😀

DeliKizinCeyizi_SunArt (8)

Elbette sadece takipçilerle tanışmakla kalmıyor yeni yeni arkadaşlar edinme şansına sahip olmamı bir sürü işinden keyif alan yeni tasarımcı ya da blogger ile tanışmamı sağlıyor böyle organizasyonlar.  Örneğin keyifle takip ettiğim  sevgili Duygu Şenyürek’le tanışma ve de kaynaşma şansım oldu SunArt etkinliği sayesinde 🙂

Tüm bunların yanında belirtmeden geçemeyeceğim bir şey var  o da vestaevent kurucuları Gözde ve Selin‘in güler yüzü için bile SunArt’a  katılır insan 🙂

DeliKizinCeyizi_SunArt (5)
DeliKizinCeyizi_SunArt (4)

Şimdi gelelim diğer bir önemli noktaya 😀 hep önemlidir zaten bilirsiniz 😀 ama bu çok önemli :p
neyse şaka bir yana ben normalde sütsüz şekersiz acı filtre kahve ve türevlerini içen bir insan olarak Pazar günü kazayla elime geçen MOCİstanbul‘un Cappucinosunu denemiş bulundum. Size şöyle özetlemek isterim lezzeti; Bütün gün sürekli Cappucino içtim 🙂 öyle lezzetliydi 😀 Anadolu yakasında şöyle evime yakın bir yerlerde bir şubeleri olsa idi keşke diye içimden geçirdim hatta dayanamadım şuan buraya da yazıyorum kayıt altına almış olmak için 😀 Noluuurrr buralarada geliiiiiiinnnn 🙂
DeliKizinCeyizi_SunArt (3)
Son olarak bu ikiliye dikkat 😀 Beni zaten biliyorsunuz iricene olan 😀 ve yanımdaki de dikiyorum.com ‘un becerikli elleri Asuman 😀 Çok yakında bu ikiliden çok keyifli sürpriz bir koleksiyon geliyor 😀 Sürprizi bozmamak için detayları şuan veremiyorum ama kesinlikle takipte kalmanızı tavsiye ederim 😀
DeliKizinCeyizi_SunArt (1)

Bu kadar gevezelikten sonra artık bende dinlenmeyi ve eğlenmeyi hakettim diye düşünüyorum ve siz bu satırları okurken ben çooook uzaklarda olacağım geyikleri yapıp kendimi sokaklara atmak için hazırlanmaya gidiyorum 😀 Herkese kocaman öpücükler SunArt güneşiniz hiç sönmesin efem :p (bu cıvıklığı yapmasam olmazdı ehhehe)
Keyifli haftasonları olsun muah muah…

karıştır karıştır :) altın gümüş mevzuu…

bir süredir kafayı taktığım. etrafımdaki tüm arkadaşlarımın uzun süredir başının etini yediğim bir mevzuyu burada sizlerle paylaşıp bir parçada sizin başınızın etini yemek istiyorum. ayrıca kafasında soru işareti olanlar varsa onları da bir parça cesaretlendirmek adına bu yazıyı yazıyorum.
efenim “nedir bu uzun girişin devamı? insanlığı kurtaracak bir buluşmu yaptı? amanın çok heyecanlandık.” dediğinizi duyar gibiyim. duymasamda öyle düşündüğünüzü ummak hoşuma gidiyor eheheh 🙂
neyse konuya gelelim. daha geçen yıla kadar insanların altın rengi saatlere, takılara biraz demode biraz Kezban baktıklarını ama daha sonra moda çılgınlığının bu rengi tekrar popüler kıldığını insanların gözü alıştıkça kullanmaya başladıklarını malum hepiniz görmüşsünüzdür ve de hala görüyorsunuzdur. benim şuanki düşüncem altın olayına alışan bünyelerin bir level daha yukarı giderek altın ve gümüşü aynı anda kullanmaları üzerine. bunu uzun zamandır dile getiriyorum bakın moda olacak varsa elinizin altında altın gümüş bileklik ve yüzükleriniz beraber de kullanın. korkmayın. korkmayayım derken katliamda yapmayın elbette bi estetik bişi olsun:) ben kullanıyorum bu ikiliyi, çok eğlenceli. hadi biraz cesaret 🙂

Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (6)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (10)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (11)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (9)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (8)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (7)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (5)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (2)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (4)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (3)
Deli Kızın Çeyizi - Altın Gümüş (1)

Fikrim geldi :)

yaklaşık bir buçuk haftadır gribin pençesindeyim malesef. resmen sürünüyorum. tam iyileşiyorum galiba derken pat diye tüm enerjim çekiliyor, tekrar halsizleşip yatıyorum. artık ilaç içmekten zehirlenicem diye korkuyorum resmen:) bu grip durumları biraz fazla uzadı bence, sonuçta bir insanın burnu bu kadar akmaz. akamaz. benim teorim beynimin burnumdan aktığı yönünde :p neyse yeterince iğrençleştiysem konuyu hasta yatmaktan daraldığım için evde sıkıntıdan yaptığım bir kaç düzenlemeyi paylaşarak dağıtmak istiyorum.

öncelikle sizlerle oje çekmecemin daha doğrusu başucu komodinimin hikayesini kısacık paylaşayım istiyorum. bundan 3 yıl önce yeni ev kuruyor olmanın heyecanı ile aldığımız kaşık çatal setlerinin o “kokoş çekmeceli kutularına” ne kadar gıcık olduğumu farkettim 😀 o kutularda duran çatal bıcaklara karşı duygularım çocukluğumdan beri hiç sıcak olmadı. hep o özel ahşap çekmece yada özel çantalarda saklanan çatal bıcakları kendini beğenmiş insanlara benzetirim 😀 neyse ben aldığım o takımı çekmeceli kutusundan çıkarıp kaşıklığıma tıkıştırdıktan sonra elde kaldı siyah baya da sevimli 3 çekmeceli bir ahşap kutu. atsan atılmaz satsan satılmaz dediklerinden 😀 aklıma içini kaplayıp kullanmak fikri geldi. ne de iyi olmuş anlatamam çünkü 3 yıldır kendileri başucu komodinim olarak hayatımda yer edinmiş durumdalar 😀  bu 3 çekmeceli kutunun en üst gözünde oje delisi olmamdan dolayı ojelerim yer alıyor. alt çekmecelerde de mevsime göre daha az kullandığım parfümlerim kremlerim vs vs. kutunun üzerinde de takılarım ve o dönem çok kullandığım elimin altında olsun dediğim parfümlerim yer alıyor. (şimdi bu yazıyı okuyan beyler aynı mantıkla kendi ıvır zıvırları için bu dolaplardan kullanabilirler. oje default gelmiyor içinde nasılsa :)).

bu hafta biraz da evde fazla kalmanın sıkıntısı ile oje çekmecesine şöyle bir el attım. kullanmadığım ya da artık miyadını doldurduğunu düşündüğüm ojelerimi ayırdım kalanlarıda güzelce bir düzene soktum. çok da hoşuma gitti sonrasında 😀

takı dolapları-001

bununla da kalmadım bilekliklerim, kolyelerim, saatlerim hepsi birbirine girmişti hem onları düzenledim hemde hazır düzenlemişken sizinle fikirlerimi paylaşmak istedim. örneğin; bilekliklerim için kullandığım standı çok severek aldım, hatta 2 katı daha olsa daha mutlu olurdum çünkü kendime yaptığım ya da aldığım bileklikler için şuanki hali yetmiyor malesef.

bunun dışında en severek kullandığım şeylerden biride sevdiğim şişeleri kolyelerim için askılık şeklinde kullanmak. leopar desenini çok seven bir insan olarak leoparlı bir şişe bulupta kolyelerim için kendisini kullanmamam düşünülemezdi sanırım. hem pratik hemde şık geliyor benim gözüme. eğer beğendiğiniz bu tarz bir şişe varsa bileklik ya da kolyeler için kullanabilirsiniz. ben genelde çok fazla küpe kullanmadığım için daha minik kolyelerim ve küperimin olduğu ufacık bir de kutum var. (bu arada daha az kullandığım bileklik ve kolyelerim için başka bir dolabım daha var ama onu başka bir yazıda sizlerle paylaşacağım artık :)).

takı dolapları1

takı dolapları2

 

bunlar benim aklıma gelen ve yıllardır keyifle kullandığım şeyler. (sadece bileklik standını yeni aldım sayılır). sizin için bu fotoğrafları çekerken aklıma diğer insanlar neler yapmışlar diye bir araştırmak geldi. gerçekten orjinal fikirlerle karşılaştım. örneğin rendeden küpelik fikri çok hoşuma gitti ama malesef ben o kadar az küpe kullanıyorumki rende mutfakta daha çok işe yarayabilir gibi geldi bana (gerçi yemek yapmayıda beceremem:D o yüzden bizim eve rende boşuna alınmış gibi hissettim tam şuan ama neyse).

takı dolapları3

en çok karşıma çıkan şeylerden biri de kıyafet askısından devşirme takı askıları oldu. hem yapımı kolay hemde kullanımı pratik ama bana bir parça sıkıcı geldi. biraz boyanıp şirinleştirilirse çok daha tatlı sonuçlar çıkabilir diye düşünüyorum.
aşağıda mumluklar, kapı kolları, şişe mantarlarından, yumurta kutularından vs yapılmış hem basit hemde kullanışlı şeyler bulabilirsiniz.

takı dolapları6

takı dolapları5

takı dolapları4

 

benim uyguladığım ya da sizler için bulduğum bir kaç fikir işte böyle. değişik fikirler uygulamalar eminim vardır. fikirlerini bizlerle paylaşmak isteyenler önce el kaldırsın daha sonra da bu atraksiyonlu fikirlerini yorumlar kısmına yazsınlarki herkes  bu fikirlerden faydalansın.

hepinizi kocaman öpüyorum. bana ilgi alaka sevgi şevkat gösterin çok hastayım yeaaaaaaa diyerek son şımarmamıda yapıp yazımı bitiriyorum 😀

 

#iloveforsale4 var dediler geldik :D

üzerinden biraz zaman geçmiş olabilir ama ben iloveforsale i çok sevdim ve yazmadan edemedim 😀 bir pazar sabahı yollara düşüp kendinizi karaköye atıyorsunuz ve çok tatlı bir sokakta bir sürü tatlı bloggerla tanışma şansına sahip oluyorsunuz. bu esnada da bir kısmı kendi tasarladığı ürünleri bir kısmı da artık giymedikleri ya da alıpta giymeye fırsat bulamadıkları giysilerini satışa sunduğu için bir güzel alışveriş yapma şansına sahip oluyorsunuz. markafoni sponsor olduğu için arada size minik jestler yapıyor havlular vs ler hediye ediyor. sonra ay karnım acıktı diyor karaköy muhit’te yemeğinizi yiyip içeceğinizi yudumlayarak soluklanma fırsatı buluyorsunuz. işte böyle bir ortam hayal edin. hah tamam işte orası iloveforsale etkinliğinin olduğu yer 😀 üzerinden yaklaşık 2 hafta geçtiği için biraz kısa keseceğim. biraz da günü özetleyerek yazıma son vereceğim. iloveforsale etkinliğini kısaca şöyle özetleyebilirim gittim gördüm aldım giydim:D iloveforsale1 ilk durak tabiki off ne giysem’in yazarı çizeri sevgili billur saatçinin standı oldu. kendisinden aldığımız kahve altlıklarını arabada kapıştık resmen 😀 bu arada aşağıda göreceğiniz Billur Saatçi’nin Mija için tasarlamış olduğu tulumu da (ne zamandır gözüme kestirmişken) bu derece indirimli görünce almadan edemedim. ve bir not : birde çift yırtmaçlı mija etek beğendim ama boyu kısa geldi 🙁 acaba aynı modeli kişiye özel uzatabiliyorlar mı bilen var mı? ok iloveforsale2 elbette bu güzel tulumu olmazsa olmazım paw by nes bilekliklerimden biri ile taçlandırmazsam olmazdı. bende “Turqoise Water” ile kombinlemeyi uygun gördüm 😀 iloveforsale5 böyle etkinlikleri birde arkadaşlarımla beraber olunca daha bir seviyorum sanırım. sevgili BANG üyelerinin ikisi o gün bana eşlik ettiler sağolsunlar 😀 bol bol güldük bol bol da maymunluklar yapıp fotoğraf çekindik 😀 iloveforsale iloveforsale3 son kare “bu kadınlar nereye bakıyor?” pozu olmuş tam 😀 efenim söyleyeyim; biz BANG’in G ‘si Londra da yaşadığı için onsuz her buluşmamızda fotoğraf çekip kendisine yolluyoruz böylece onuda bulunduğumuz ortama dahil etmiş hissediyoruz 😀 iloveforsale4 bu da karaköyde bulduğumuz tatlı butiklerden biri, sandalyeyi görünce fotoğraf çekinmek istedim 😀 aslında o gün ne giymişim onu görmüş oluyoruz 😀 Bu arada bu kıyafetimde bana eşlik eden paw’larım ; “Higgledy Piggledy” –  “Trio Pattern”  ve “Kedidir kediii” idi 🙂 bir sonraki organizasyonu muhakkak takip edin pişman olmayacaksınız. herkese kocaman öpücükler efeeem :)))

ağzını burnunu yidiiimin kurukafaları…

eskiden pek bir cool’dun be kurukafa şimdi ne oldu sana? bi sevimlilik çöktü, bi şirinlik bastı, takılarda kıyafetlerde her yerde kullanılır oldun. sonra rengarenk oldun. oda yetmedi kafana fiyonk kondurduk. hertür maymunlugu yaptırdık. tamam karizman biraz sarsıldı, evet artık korku filmlerinden ekmek yiyemezsin ama 7 den 70 e herkes seni seviyor. herdaim olduğu gibi yine populersin. tek fark busefer dark side’da diilsin 🙂 artık kurukafalı korku filmi izlerken “ah bebegimmm nasılda eziyorlar seni” diyerek üzülecek duruma geldik 🙂 hatta öyleki yıllarca korkunç ve karamsar bir imaj çizilen sevgili kurukafa, yanaklarında et olsa makas alacağız o denli tatlı o denli sevimli görünüyorsun 🙂

şaka bir yana birzamanlar bir çoğumuzun “ıyy korkunç” dediği kurukafa artık hepimizin evinde, dolabındaki kıyafetlerinde, kolunda yada bacağında özetle herbirimizin hayatının bir köşesinde 🙂

artık modacılar heryere bir minik kurukafa kondurmazsa rahat edemiyorlar. hayır işin enteresan yanı güzelde oluyor, yakışıyorda heryere kerata 🙂 (bakın kurukafa deyince içimden sevimlilik sıfatı kullanmak geliveriyor artık 🙂

kurukafa kesim t-shirtler ve elbiseler zaten artık dolaplarımızın gülü kıvamında ama ben en çok aksesuarlarda kullanılmasını seviyorum. özelliklede bilekliklerde. şeker niyetine rengarenk kurukafalarla bezenmiş bileklikler son dönem birçok insanın kolunda yada sanal ortamda karşılaştığım bir manzara oldu çıktı. işte sizin için toparladığım bazı görseller.

Ne dersiniz gerçekten sevimli ama değil mi?


ve işte favorim “agzını  burnunu yidiiiimin kurukafası”:)