Monthly Archives: November 2013

cut-out bot giyemeden yaz bitti…

Geriden geriden geldiğim doğrudur ama yazdan çıkıp sonbahara girdim sayılır, yakındır havalar iyice soğuduğunda bende zamanı yakalayıp yazılarımı güncel tutmayı başarıyor olacağım 🙂

bugün biraz o geridenliğin bana verdiği yetkiye dayanarak cut-out botları yazmak istedim. evet havayı görünce insan içinden “tam da günü bravo”  diyor değilmi. neyse bu yağmurlu havaya inat biraz içimiz açılsın 🙂

efenim ben bu botları her gördüğümde aklımı yitiriyorum. hem çok tarz hem çok havadar geliyorlar. şu aralar artık son son giydiniz giydiniz yoksa artık kış mevsimine dahil olacağımız için istesekte giyemeyeceğiz uzunca bir süre. ha ben çorabımı çeker altıma giyerim diyenleri duyar gibiyim. bende diyorumki yapmayın, zorlamayın arkadaşlar. eminim 1-2 kişi olacaktır çorapla bile iyi taşıyabilen ama hani o bir kaç kişiden biri olmak öyle kolay değil bence, yapmayın:D

cut-out botları Türkiye’de en iyi taşıyan blogger Billur Saatçi oldu. uzun süredir postlarındaki görsellere bakarken Alexander Wang cut-out botlarına takılıp duruyor gözüm, kendiside bu ayakkabıların büyüsüne en az benim kadar kapılmış olacakki oldukça sık kullanıyor bu aralar, çok da güzel yapıyor ne yalan söyleyeyim.

cut out boots

aşağıda Billur Saatçi’nin Alexander Wang botları ile kombinlediği kıyafetlerinden bir kuple sunuyorum sizlere. devamı için kendisinin son dönem yazılarını inceleyebilirsiniz.

cut out boots3

 

elbette bir çok markanın çeşit çeşit ve gerçekten çok tarz modelleri mevcut. aşağıda değişik modellerde cut-out botlardan seçmeleri görebilirsiniz.

cut out boots7

 

benim gibi bir çok kişinin yeni yeni bu sene blog larında bu botlardan bahsettiğine bakmayın aslına bakarsanız bu botlar öyle çok da yeni değil, Balenciaga‘nın cut-out botları ilk kez Rihanna tarafından 2011 yılındaki albüm kapağında gözümüze çarpmıştı.

cut out boots4

 

ve bunlarda yurtdışından takip ettiğim ünlü bir kaç moda blogger ına ait cut-out bot kombinleri. dediğim gibi taşıyan gerçekten iyi taşıyor ve bir çok kıyafetle hiçte insanın gözünü yormayan, üstüne üstlük “amanın o kıyafetle bile ne de güzel olmuş” dedirten görsellere tanık oluyoruz. bakınız theblondesalad‘ın sahibesi chiara ferragni’ye…

cut out boots9

 

ve cut-out tercih eden bir diğer blogger Andy Torres. bu arada kayıtlara geçsin bu hatunun bacakları süper yaw 🙂

cut out boots8

 

burada da yine cut-out botlarla yapılan farklı kombinlere örnekler var:D

cut out boots6

 

bu sonuncusu aslında yukarıdakilerden oldukça farklı ama ben nedense bunları da çok kadınsı bulduğum için son son sizlerle paylaşmak istedim.

cut out boots2

 

efenim bu seneyi atlattık artık, malesef bu saatten sonra giyebilitemizin olabileceğini (özelliklede bu sabahki yağmura bakılırsa) sanmıyorum, malum bu havada giyersek ayaklarımız donabilir, karnımız ağrıyabilir, çocuğumuz olmayabilir (tam teyzeye bağladım) :p iğrençleşmeden konuyu sonlandırıyorum 😀 evet güzel ayakkabılar, sanırım havalar ısınmaya başladığında çok daha fazla çesidi ile cut-out lar etrafımızda olacak ve bizde (en azından bende) doyasıya bu botlardan giyme şansına erişeceğiz 😀

Herkese sevgiler…

biz kadınlara her düğün ayrı kriz :)

Biz kadınlar için dışarı çıkmaz zor mevzu, bir kere gidilecek yere göre kıyafet ayarlamak gibi bir takıntımız var. sakın şimdi “yok yahu benim öyle bir takıntım yok” demeyin, sonuçta bende bi kadınım sizden biriyim bu numaraları yutmam :)içok az hatun kişi dışında malesef hepimizde fazlası ile bu huy var hatta abartıp aynı organizasyona davetli yakın kız arkadaşlarımızı arayıp “ay sen ne giyeceksin” gibi telefon mesaj krizleri yaşadığımız bir gerçek, şimdi bana bunları uzun uzun anlattırıp gerçekleri suratınıza çöteeennng diye çarptırmayın 😀

bu kadar laf ettikten sonra gerçek düşüncemi açıklayabilirim 🙂 elbetteki bir yerlere çıkarken biraz özenli olmak abartılmadığı sürece yanlış bir şey değil hatta çok da güzel pek de iyi bir şey 😀 ben şahsen elimden geldiği ölçüde dikkat etmeye çalışıyorum. ha ne kadar başarılı oluyorum kısmında şöyle kocamaaaan bir soru işareti olabilir ama önemli olan niyet dimi yaa:D

Bu girişi bi gelişmeye oradanda kısmetse bi sonuca bağlayacağım ama du bakalım:) bu aralar yazılarım biraz geriden geliyor olmakla beraber en azından sizlerle paylaşılabildiği için yavaş yavaş günümüze ulaşabilmeyi umarak yine gerilerden gerilerden anlatmaya devam edeyim 🙂

efenim geçenlerde, daha doğrusu geçenlerde deyince geçen hafta falan anlaşılmasın bildiğiniz geçen aylardan birinde arkadaşlarımdan birinin düğününe davetli idim. tabi bende her kadın gibi ufak çaplı bir kıyafet krizi yaşadım 😀 malum yüzlerce ayakkabınız dahi olsa o gün o ayakkabılar içersinde giymek istediğiniz elbiseye uyan bir tane bulamazsınız. ya da şansa bala ayakkabu olurda bir dünya çanta içinden şansa bakınki o ayakkabınıza uygun çanta yoktur elinizde (!). herşey tamsa bu seferde aynı ortamdan başka bir arkadaşınızın nişanında o kombini yapmışsınızdır ki bu olacak iş değildir. kabul edilemez bir durumdur 😀 özetle muhakkak bir kriz yaşarsınız giyim kuşam konusunda 🙂

neyse bende aynı şeyleri üç aşağı beş yukarı yaşadım elbette. hatta kendi gelinliğimi giyip gideyim nasılsa bir kez giyildi dolap beklemesin gibi şımarık bir takım hareketler yaptığım bile oldu. ve tabi olaya şahit olan hain arkadaşlarım hemen bu anı fotoğraflayarak beni sonraki günlerde rencide etmeye çalıştılar 🙂

neyseki sonunda uygun kıyafet çanta ve ayakkabı benden ümidini kesip kendi kendilerine bir araya geldiler. kendi kendilerine diyorum çünkü hepsi bir anda karşıma çıkıverdiler, bunun başka bir açıklaması olamaz 🙂 tabi kıyafet hallolunca olay bitmiyor bu seferde detaylar aklınıza takılıyor. vay efendim kolyem nasıl olmalı vay efendim bileğime de bişi lazım vs vs. neyse kolyeyi de hallettikten sonra sıra geldi bileklik olayına, malum benim için bileklik olmadan olmaz:) evde kendim için hazırladığım bilekliklerimin hiç birini kıyafetimle kombinliyememeyi başardıktan sonra delirip düğüne gideceğim günün sabahı erkenden benim acil bir bileklik yapmam gerek diyerek elimdeki malzemelerimle oturup uygun tonlarda bilekliğimi de hazırladım. artık saç baş makyaj kısımları dışında yapacak birşey kalmamış oldu onlarıda hallettim ve sonuçmu? gayet sade şeker ama beni mutlu eden bir kombinle hopladım zıpladım düğünde, elbetteki biz diğer hatunlar ne kadar özen gösterirsek gösterelim düğünün kraliçesi gelindir. bize düşen, sıradan halk olarak düğünde yerimizi alıp güzel gelinimiz ve damadımızın mutluluğunu göbekler atarak sanki bir gün öncesinde “ay alaahımmmm giyecek hiç bir şeyim yok” çığlıkları atan biz değilmişizcesine havalı bir şekilde salonda salına salına dolanarak paylaşmaktır aslen 😀

Neyse bu kadar laftan sonra birazda fotoğraflar konuşsun diyelim:)
blog12

Araya reklam almış gibi olacak ama kıyafetim için hazırladığım Paw by Nes bilekliğimi de görün istedim şöyle yakından:)
blog11

O kadar saç makyaj ile uğraştıktan sonra bıyıklı gözlüklerle falan pozlar vermekte biz kadınlara has bir delilik sanırım:) kadın değilmi hepsi bi ayrı deli ben kendimden biliyorum:)
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim düğünde çok ama çok eğlendik,birde ufak not aşağıdaki fotoğrafta sağ üstteki bıyıklı güneş gözlüklü kişi damadımız oluyor efenim:) damat o haldeyken bizim normal olmamız beklenemezdi sanırım:)

blog13

 
Son olarak bu da masama düşen yakışıklılardan bir kuple:)
blog14

 

Herkese sevgiler:)))

Bir takım tatil anıları :)

beni tanıyanlar yaz mevsimine olan düşkünlüğümü ya da soğukları nasıl sevmediğimi iyi bilir. hatta öyleki bir türlü yaza veda edemem. elimde olsa kışın geldiği yerlerden kaçıp yaz mevsimi ya da baharı yaşayan şehirlere ülkelere göç edesim var o derece sevmem kışı.

o yüzden olabildiğince sıcaklara kaçıyorum. bu senede yine bu zihniyetle bulabildiğim tüm boşluklarımda sıcak iklimlere gitmeye çalıştım 😀 en son gittiğim denizli güneşli tatilimi bir türlü yazma fırsatım olmadığını fakedince de biraz bu tatilden bahsedeyim dedim.

efenim eylül sonunda bir grup arkadaşımla beraber ufak bir kaçamak yaptık, kaçamak fethiye’de kelebekler vadisinde gerçekleşti. eğerki doğal yaşama düşkünseniz, kamp yaşamı, dalmak, tırmanmak, ayaklarınıza dolanan civcivleri ördekleri kovalamak, börtü böcek sesiyle uyumak, tuvalette yıldızları izlemek (:PP) gibi lükse düşkünlüğünüz varsa kaçırmayın derim 😀

ben açıkcası bu anlattıklarımın bir kısmını bilmeden gittim hatta 2.gün acaba hatamı ettim diye düşündüm ama tuhaf bir büyüsü var ortamın yani bi süre sonra herşeye rağmen orda olmak çok keyifli geliyor. herşeye rağmen derken yanlış anlaşılmasın biz lüks bungalowlarda (!) kaldık yani en azından bize anahtar verilirken öyle sandık 🙂 sonra fotoğraflarda da görüleceği üzere bungalowların aslında bobinin kulübesi olduğu ortaya çıktı 😀 aslında haksızlık etmeyeyim çok beklenti ile gitmez ve doğa yaşamına aşığım derseniz kesinlikle ve kesinlikle görmeniz gerek derim. hayatımda gördüğüm en güzel koylardan biri idi kelebekler vadisi. sabahı ayrı gecesi ayrı bir aşk. insanı sarıp sarmalayan bir atmosfer. tabi burada arkadaş grubunuzunda etkisi çok büyük 🙂

hadi biraz fotoğraflar konuşsun…

Kelebekler

Tatilde yukarıda da görüldüğü gibi (takip edenler artık tanıyor) BANG ekibinden G ve A da vardı. B’miz malesef işleri yüzünden bize katılamadı 😀

 

Kelebekler1

Bu da muhteşem kumsal ve denizin hem koy hem de deniz tarafından görüntüsü. Abartmıyorum inanın görüpte aşık olmamak imkansız.

 

Kelebekler2

Efenim meşhur bungalow’umuzu da görün :p Ben daha çok Bobi’nin klübesi olarak adlandırdım kendilerini 😀
İlgilenenler için kısacık bir not:Bungalowlarda elektrik, su, banyo, tuvalet gibi şeyler yok, o yüzden giderseniz kumsal tarafında çadırda kalmak çok daha keyifli olabilir.

 

Kelebekler12

Vadinin gün içersinde farklı saatlerde nasıl ışık oyunlarına sahne olduğunu görebilmeniz için güzel iki fotoğraf…

Artık vadiye genel bakış kısmını atlayıp vadide neler yaptık kısmına geçebiliriz 🙂

Kelebekler8

uyku açma seansı sonrasında görüldüğü üzere kumsalda fotoğraf çekebilir ya da deli dürtmüşcesine hoplayıp zıplayabilirsiniz 🙂

 

Kelebekler7

Dalışa ilgisi olanlar vadide bol bol dalabilirler. eğitim alma ya da deneme dalışı yapma şansınız mevcut, özellikle belli bir derinlikte karşınızda duvar gibi yükselen kayalıkları görmek inanılmaz hissettiriyor. bu arada ilk görselden de anlaşıldığı üzere benim yine bir ucumdan tutup suya soktular çünkü tüpü ve ağırlıkları tek başıma taşıyamayacak kadar hanımevladı bi insanım 😀

 

Kelebekler5

bol bol deniz ve güneş dememe gerek yok sanırım 🙂

 

Kelebekler6

bu arada görüldüğü üzere sadece aylaklık yapmadım. kumsalda bir takım toplantılara katıldım 😀 ayrıca blogum içinde yazılar yazmaya çalıştım (bu aralar hep geriden geliyorum kabul ediyorum :)). özetle vadide çalışabilirsiniz 🙂

 

Kelebekler11

yukarıda da görüldüğü üzere bir sürü arkadaşta edinebilirsiniz:D ben şahsen bir takım ayağıma dolanma çabası içersindeki ahtapottan tutunda, tavuk, ördek, köpüş, çekirge, kertenkele, kelebek vb. allah ne verdiyse tanışıp çevremi baya bir genişlettim 🙂

 

Kelebekler10

ve elbette bir deniz klasiği olarak gopro ile su altı fotoğrafları çekebilirsiniz 😀 bir parça değişiklik katabilmek için bu sefer ben siyah sırt dekolteli, yanları yırtmaçlı bir elbiseylede suya girdim ve çok tatlı fotoğraflar çıktı ortaya 🙂

gündüz aktivitelerinin sonuna gelirken her ne kadar burada fotoğrafı yer almasa da şelaleye çıkmanızı tavsiye ederim. öyle şelaleye çıkıcam diyerek elinizi kolunuzu sallayarak gidemiyorsunuz. bildiğiniz survivor ortamı 😀 iple kayalara tırmanmalar, buz gibi sulardan, yan tarafı uçurumvari kaya diplerinden geçmeler kısacası adrenalin adrenalin adrenalin 🙂

ve elbette vadide gün batımı, ardından gece tadından yenmez manzarası ve huzuru ile yaşanması gereken bir başka güzellik.

Kelebekler4

 

Kelebekler9

 

Kelebekler3

son fotoda da görüldüğü üzre BANG’in G’si el bebek gül bebek kucaklarda taşındı (ki Türkiye’ye geri dönsün bizlerle yaşamaya devam etsin diye) ve bu fotoğraftan bir ay sonra bu denli çabamıza rağmen Londra’ya geri döndü. özetle belimizdeki ağrı yanımıza kar kaldı :p

 

Kelebekler13

ve son gün vadiden dönüş… tatillerimizin uzunluğu farklı olduğu için tek grup giden bizler iki hatta üç ayrı zamanda dönmeyi başardık 😀

bir sonraki sene aynı ekiple ve bu sefer B’ninde katılabileceği bir başka tatil için şimdiden planlarımızı yapmaya başladık umarım tekrarı çok uzak bir tarihe kalmaz…

yazıyı okuma nezaketinde bulunan herkese sevgiler… 🙂