Monthly Archives: October 2012

Isabel Marant Sneakers….

Biliyorum aslında geçen sonbahar çok modaydı ama bu sene daha da bir gözüme çarpar oldu bu Isabel Marant spor ayakkabılar. kaba saba görünümlerine kocaman tombalak dillerine rağmen insanın hoşuna gidiyor, bi tanecikte benim olsa diye geçiriyor insan içinden (gerçi uyarmadı demeyin Isabel Marant’ın online satış sitesinde indirimli halleri dahi 220 dolar bu ayakkabıların :))

gelelim bu spor ayakkabıların yani nam-ı diger Isabel Marant sneaker’ların en önemli özelliğine; bünyelerinde 7-8 santimlik gizli topuk barındırıyorlar efendim. bir nevi spor ayakkabı kılığına girmiş topuklu ayakkabıda diyebiliriz kendilerine 🙂 bu yüzden hani olurda Isabel Marant spor ayakkabı ile koşu yapan bir kadın görürseniz kesinlikle takdir edin derim:)

son olarak ugg botlardan nefret eden ve “yaw bu ne biçim ne kaba saba bot” diye atıp tutan bir insan olarak benzer kaba sabalıkta sayılabilecek bu spor ayakkabılara bayılmış olmamda ironik olsa gerek 🙂

neyse hadi birazda fotoğraflar konuşsun. (amaaa çooook güzelller yaoooewww :))) )

   

Cruciani bileklikler candır :))

biliyorum yaz bitti bitecek, biliyorum bu bileklikleri yazmak için bir parça geç kaldım ama bileğimde haftalardır taşıdığım ve babanne dantelleri ile güpür arasında sıkışıp kalmış, bir yandan modern bir yandanda klasik görünümlü bu bilekliği yazmadan edemedim 🙂
2012 yazının trendi olan ve daha da popularitesi artacak gibi duran bu bileklikler İtalya çıkışlı ve Cruciani adını taşıyor. Bilekliklerin yapımında en iyi kaşmir, ipek, yün ve pamuk iplikleri kullanılıyor (masraftan kaçmamış adamlar) ve makrome tekniği ile yapılıyor. En çok kalp, ejderha ve dört yapraklı yonca motiflerinde görebilirsiniz kendilerini ama envayi çeşidi ve 30 kadar rengini Cruciani’nin web sitesinde bulmanız mümkün.  Unutmadan yazayım bu bilekliklerin herbirinin birde özel anlamı var örneğin; ejderha formunda olanlar Çin takvimine göre içinde bulunduğumuz yılı simgeliyor, dört yapraklı  yonca şansı, kalp ise sonsuz ve saf aşkı ifade ediyor (muş ben onların yalancısıyım :))

orjinalleri dışında yurdum üreticileri eminönü ve taksimde bu bilekliklerin aynısını üretmiş durumdalar 🙂 ne yazıkki bu kadar el işine meraklı ve bir okadarda yetenekli  bir toplum olarak ilk üreten olma şansını yakalayamamışız (sanırım bir parça hayal gücü eksiğimiz var ama umudumu yitirmiş değilim :))

ve son olarak buda benim sevgili bilekliğim 🙂