Monthly Archives: July 2012

Ne? biri tatil mi dedi :)

minicikte olsa tatil tatildir ve her türlüsü candır 🙂

Bu gece yollara düşüyorum, canım arkadaşım, her eve lazım dişçimle (eheheh bunu okuyunca ben dişmi satıyorummmm ne dişçisi diş hekimiyim ben diye çığlık atacak herzamanki gibi:))  beraber süper atraksiyonlu bir deniz turu bizi bekliyor. İzmir üzerinden Mykonos ve Santoriniye geçeceğiz sonrada aynı hızla İstanbul’a dönüş yapacağız. Kendisiyle daha önce deneyimlediğimiz Atina seyahatinden sonra bu gezininde eğlence dolu olacağına şüphemiz yok tek kaygımız geminin mülteci gemisi çıkması yada Titanic gibi batma ihtimali, bunlar dışında bizi korkutan herhangi bir durum olmadığı gibi yaptığımız sanal alem araştırmalarında da hep olumlu yazılar okuduk. Bu kısacık (3 günlük) kaçamak ile ilgili detaylı yazılar oradan internet erişimi sağlayabilirsem minik minik gelecek yine sizlerin karşısına ama olurda yazamazsan hızlandırılmış kur şeklinde hap gibi tek seferde döner dönmez bir postta anlatacağım deneyimlediklerimi… şimdi izninizle bu kısacık tatili en iyi şekilde değerlendirmek için nerelere gitmeli neler denenmeli listesi çıkaracağım kendime 🙂

unutmadan fikri olanlar yorum bırakırsa sevinirim 🙂

to do list madde 1 : sevgili kedimin gizli gizli bavuluma girip benimle tatile çıkması engellenecek 🙂

sevgiler…

 

ağzını burnunu yidiiimin kurukafaları…

eskiden pek bir cool’dun be kurukafa şimdi ne oldu sana? bi sevimlilik çöktü, bi şirinlik bastı, takılarda kıyafetlerde her yerde kullanılır oldun. sonra rengarenk oldun. oda yetmedi kafana fiyonk kondurduk. hertür maymunlugu yaptırdık. tamam karizman biraz sarsıldı, evet artık korku filmlerinden ekmek yiyemezsin ama 7 den 70 e herkes seni seviyor. herdaim olduğu gibi yine populersin. tek fark busefer dark side’da diilsin 🙂 artık kurukafalı korku filmi izlerken “ah bebegimmm nasılda eziyorlar seni” diyerek üzülecek duruma geldik 🙂 hatta öyleki yıllarca korkunç ve karamsar bir imaj çizilen sevgili kurukafa, yanaklarında et olsa makas alacağız o denli tatlı o denli sevimli görünüyorsun 🙂

şaka bir yana birzamanlar bir çoğumuzun “ıyy korkunç” dediği kurukafa artık hepimizin evinde, dolabındaki kıyafetlerinde, kolunda yada bacağında özetle herbirimizin hayatının bir köşesinde 🙂

artık modacılar heryere bir minik kurukafa kondurmazsa rahat edemiyorlar. hayır işin enteresan yanı güzelde oluyor, yakışıyorda heryere kerata 🙂 (bakın kurukafa deyince içimden sevimlilik sıfatı kullanmak geliveriyor artık 🙂

kurukafa kesim t-shirtler ve elbiseler zaten artık dolaplarımızın gülü kıvamında ama ben en çok aksesuarlarda kullanılmasını seviyorum. özelliklede bilekliklerde. şeker niyetine rengarenk kurukafalarla bezenmiş bileklikler son dönem birçok insanın kolunda yada sanal ortamda karşılaştığım bir manzara oldu çıktı. işte sizin için toparladığım bazı görseller.

Ne dersiniz gerçekten sevimli ama değil mi?


ve işte favorim “agzını  burnunu yidiiiimin kurukafası”:)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Paw’lar DeliKızın Dükkanında…

Hani daha öncede söylemiştim ya kendilerine Paw adını verdiğim bileklikler yapıyorum, yaparkende pek bir keyif alıyorum diye… işte o bilekliklere önce kendim takıp takıştırmak için başladım. sonra hediye gitti bazı sevgili dostlara. sonra istendikçe istendi, beğenildikçe beğenildi, şımartıldıkça şımartıldım özetle. sonunda sanal alemde de satışlara başlayalım bakalım dedim. şuan bu cicili bicili bilekliklerin bir kısmı gittigidiyor‘da satışta. hatta çok sevdiğim bir arkadaşımın tasarımları ve el emeği göz nuru süper atraksiyonlu bileklikleride aynı dükkanda olacak pek yakında (onun ürünleride geldiğinde özel bir postla yine duyuruyor olacağım)…

dediğim gibi şuan demo safhası ama ürün yelpazesi günden güne haftadan haftaya artacak… 🙂 delikiz işte aklına koyduğunu yapmazsa olmaz…

Delikızın özel notu : canım aylinim senden özel olarak bahsedeceğim bana bu güzel işin inceliklerini öğrettiğin için…  🙂

ve karşınızda taze Paw’lar…

 

Nasty Gal efsanesi…

Stilim konuşsun ben birşey demem diyorsanız online alışveriş ve moda sitesi ayrıca kendi kendinin efendisi Nasty Gal’i ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Kurucusu Sophia Amoruso’nun eBay’da vintage parçalar satarak başladığı serüven yıllar içersinde muhteşem bir marka ve tarza dönüşmüş.

Bir kadın hem spor hem seksi nasıl olur diye merak edenlere örnek teşkil etmesi için aşağıda bazı parçalarını paylaşıyorum. Sitede o kadar güzel parçalar varki aralarından seçipte “ay sadece bunları paylaşayım yeter” diye kısa bir liste çıkaramadım. En kısaltılmış hali bukadar oldu 🙂 Sabrınıza sığınıyorum:) ayrıca evet evet bende sizi seviyorum eheheh çok tatlıyım dimi, insan okumadan takip etmeden duramıyor vallahi, hani yazdıklarımı biliyor olmasam bende takip edeceğim o derece yani :p

Neyse uzun zamandır yazamadım ya sevimlilik yapıyorum özür mahiyetinde 🙂 ama boş durmadım blogumun arayüzü değişti (artık gönül rahatlığı ile görsellere tıklayıp detaylı inceleyebilirsiniz), katıldığım bir dünya etkinlik oldu (ilk fırsatta onlarla ilgilide yazacağım), iş oldu güç oldu özetle bol bol koşturmaca derken ancak yuvaya geri dönebildim. ama bir daha açmam bukadar arayı, özlüyorum ayol 🙂